| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | influencer i. | etkileyen | ||
|
Most parents want to be influencers on their children's decisions. Çoğu ebeveyn çocuklarının kararlarını etkileyen kişiler olmak ister. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | influencer i. | fenomen | ||
|
She is an influencer who is paid by major cosmetics companies. Kendisi büyük kozmetik şirketlerinden para alan bir fenomen. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | influencer N. | etkileyici kişi | ||
| Reklam | ||||
| Reklam | influencer i. | sahip olduğu sosyal medya kanalı aracılığı ile bir ürün ya da hizmet hakkındaki deneyimlerini ve düşüncelerini takipçileri ile paylaşarak o ürünün tanıtımını yapan kimse | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | influencer i. | sahip olduğu sosyal medya kanalları aracılığı ile belirli bir kitleyi etkileyebilen kimse | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | patient influencer i. | sağlık ve ilaç alanında fenomen kimse | ||
| Konuşma Dili | patient influencer i. | sağlık ve ilaçlar alanında takipçileri/hayranları üzerinde pazarlama etkisi olan kimse | ||
| Konuşma Dili | patient influencer i. | takipçileri/hayranları tarafından pazarlama amaçlı sağlık ve ilaç tavsiyelerine güvenilen kimse | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | social media influencer i. | fenomen | ||
| Bilgisayar | de-influencer i. | tüketim karşıtı fenomen | ||