influential - Türkçe İngilizce Sözlük

influential

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"influential" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
influential s. etkili
The strong, influential political Europe of the future cannot, however, be created with an anti-American stance.
Ancak geleceğin güçlü ve etkili siyasi Avrupa'sı, Amerikan karşıtı bir duruşla yaratılamaz.

More Sentences
influential s. etkileyici
Candlemass is an influential Swedish doom metal band.
Candlemass etkileyici bir İsveçli doom metal grubudur.

More Sentences
Genel
influential s. hatırlı
He is influential.
Hatırı sayılır biri.

More Sentences
influential s. nüfuzlu
I know that Tom is influential.
Tom'un nüfuzlu olduğunu biliyorum.

More Sentences
influential s. etkili
The strong, influential political Europe of the future cannot, however, be created with an anti-American stance.
Ancak geleceğin güçlü ve etkili siyasi Avrupa'sı, Amerikan karşıtı bir duruşla yaratılamaz.

More Sentences
Bilgisayar
influential s. etkili
The strong, influential political Europe of the future cannot, however, be created with an anti-American stance.
Ancak geleceğin güçlü ve etkili siyasi Avrupa'sı, Amerikan karşıtı bir duruşla yaratılamaz.

More Sentences
Genel
influential i. etkili kimse
influential i. nüfuz sahibi kimse
influential i. sözü geçen kimse
influential i. hatırlı kimse
influential i. etki yaratan kimse
influential s. ağababa
influential s. nüfuz sahibi
influential s. zorlu
influential s. itibarlı
influential s. forslu
influential s. tesirli
influential s. dişli
influential s. güçlü
influential s. sözü geçen
influential s. ensesi kalın
influential s. kodaman
influential s. hatırı sayılır

"influential" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
influential person i. nüfuzlu kimse
influential contact i. torpil
be influential f. sözü geçmek
be influential f. etkili olmak
become influential f. ağırlığını hissettirmek
be influential f. ikna edici olmak
have an influential complexion f. etkili bir görünüme sahip olmak
be influential f. tesirli olmak
having influential friends s. arkalı
influential (person) s. nüfuz sahibi
highly influential s. bir hayli tesirli
highly influential s. bir hayli etkili
influential [obsolete] s. doğaüstü etkiye ait
influential [obsolete] s. doğaüstü etki ile ilgili
influential [obsolete] s. doğaüstü etkiye özgü
Deyim
influential person i. sözü geçen
influential person i. sözü sayılan