jurisprudence - Türkçe İngilizce Sözlük

jurisprudence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

jurisprudence — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hukuk felsefesi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌdʒʊrɪsˈpruːdəns/ – BrE /ˌdʒʊərɪsˈpruːdəns/)
Terim Türü:
İsim: jurisprudence (uncountable)
Hukukun teorik temellerini ve yorumlama ilkelerini ele alan alanı anlatan sözcüktür; bu nedenle jurisprudence, yasa metninden çok düşünsel çerçeve anlamını taşır. Latince jurisprudentia ile ilişkilidir; modern akademik hukuk dilinde yerleşiktir.
Eş Anlamlılar:
legal theory

"jurisprudence" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Hukuk
jurisprudence i. hukuk
Markwalder studied jurisprudence and ecology at the University of Bern.
Markwalder, Bern Üniversitesi'nde hukuk ve ekoloji okudu.

More Sentences
jurisprudence i. hukuk sistemi
Contemporary jurisprudence stresses democracy and justice more.
Çağdaş hukuk sistemi demokrasiye ve adalete daha fazla vurgu yapmaktadır.

More Sentences
jurisprudence i. içtihat
It proves that jurisprudence is controlled by political motives and is unjust.
Bu durum, içtihadın siyasi saiklerle kontrol edildiğini ve adaletsiz olduğunu kanıtlamaktadır.

More Sentences
Genel
jurisprudence i. içtihat bilimi
Hukuk
jurisprudence i. bilimsel içtihat
jurisprudence i. hukuk felsefesi
jurisprudence i. hukuk bilimi
jurisprudence i. hukuk ilmi
jurisprudence i. içtihat bilimi
jurisprudence i. ilmi içtihat
jurisprudence i. kazai içtihat
jurisprudence i. mahkeme içtihatları

"jurisprudence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Ticaret/Ekonomi
comparative jurisprudence i. mukayeseli hukuk bilimi
Hukuk
sociological jurisprudence i. sosyolojik hukuk
feminist jurisprudence i. feminist hukuk bilimi
sociological jurisprudence i. toplumsal hukuk
medical jurisprudence i. adli tıp
sociological jurisprudence i. sosyal içerikli içtihatlar
analytical jurisprudence i. analitik hukuk bilimi
jurisprudence constante i. yerleşik içtihat
established jurisprudence i. yerleşik içtihat
Dini
islamic jurisprudence i. fıkıh