justified - Türkçe İngilizce Sözlük

justified

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

justified — Definition

Anlamı ve Tanımı:
haklı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdʒʌstɪfaɪd/ – BrE /ˈdʒʌstɪfaɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Mantıklı gerekçelerle desteklenmiş durumu anlatan sözcüktür; bu nedenle justified, eleştiriye karşı savunulabilirlik anlamını taşır. Justify fiilinden türemiştir; modern dilde değerlendirme sonucu vurgular.
Eş Anlamlılar:
warranted
Zıt Anlamlılar:
unjustified

"justified" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Hukuk
justified s. haklı
The use of force is only justified under extreme conditions.
Güç kullanımı yalnızca aşırı koşullar altında haklı görülebilir.

More Sentences
Genel
justified s. gerekçeli
justified s. mazur
Hukuk
justified s. makul
justified s. muhik
Bilgisayar
justified s. dayalı
justified s. iki yana
justified s. iki yana yaslı
justified s. iki yandan
justified s. yaslanmış

"justified" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
justified reason i. haklı sebep
be justified f. haklı çıkmak
have justified pride of f. haklı gururunu yaşamak
take justified pride of f. haklı gururunu yaşamak
feel justified f. kendini haklı görmek
morally justified s. temiz ahlaklı
Hukuk
justified decision i. gerekçeli karar
find the decision justified f. kararı haklı bulmak
find a decision justified f. kararı haklı bulmak
Siyasal
justified war i. haklı savaş
Teknik
right justified i. sağa yanaşık
right justified s. sağa yanaştırılmış
Bilgisayar
justified-alignment s. iki yana yaslı/yaslanmış
right aligned/right justified expr. sağdan hizalı
right aligned/right justified expr. sağa yaslı
right justified expr. sağa yaslı
left justified expr. solda yaslı
left justified expr. sol yaslı
left justified expr. sola yanaşık
right justified expr. sağa yanaştırılmış
right justified expr. sağa yanaşık
Felsefe
justified true belief i. gerekçelendirilmiş doğru inanç