| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | keyboard i. | klavye | ||
|
Her keyboard supports typing in various languages. Klavyesi farklı dillerde yazı yazmasına olanak tanıyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | keyboard i. | org | ||
|
Brice started learning the keyboard as a hobby. Brice hobi olarak org çalmayı öğreniyor. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | keyboard i. | klavye | ||
|
Her keyboard supports typing in various languages. Klavyesi farklı dillerde yazı yazmasına olanak tanıyor. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | keyboard f. | klavye ile bilgisayara aktarmak | ||
|
The students keyboarded all data into the computer. Öğrenciler tüm verileri klavyeyle bilgisayara aktardılar. More Sentences |
||||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | keyboard i. | klavye | ||
|
Her keyboard supports typing in various languages. Klavyesi farklı dillerde yazı yazmasına olanak tanıyor. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | keyboard i. | klavye | ||
|
Her keyboard supports typing in various languages. Klavyesi farklı dillerde yazı yazmasına olanak tanıyor. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | keyboard i. | klavye | ||
|
Her keyboard supports typing in various languages. Klavyesi farklı dillerde yazı yazmasına olanak tanıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | keyboard i. | üzerinde anahtar ve kilit asmak için kancalar bulunan askılık | ||
| Genel | keyboard f. | bilgisayara veri girmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | keyboard i. | tuşlar dizisi | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | keyboard i. | tuş takımı | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | keyboard i. | tuş takımı | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | keyboard f. | piyano veya klavyede (beste) çalmak | ||