konuşma yapmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

konuşma yapmak



"konuşma yapmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
konuşma yapmak give a speech f.
General
konuşma yapmak speak f.
konuşma yapmak perorate f.
konuşma yapmak confer f.
konuşma yapmak address f.
konuşma yapmak orate f.
konuşma yapmak harangue f.
konuşma yapmak make speech f.
konuşma yapmak do a speech f.
konuşma yapmak give an address f.
konuşma yapmak enlarge one's self f.
Phrasals
konuşma yapmak launch forth on (something) f.
konuşma yapmak launch forth upon (something) [old-fashioned] f.
Colloquial
konuşma yapmak take the floor f.
Politics
konuşma yapmak address a speech f.

"konuşma yapmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

Türkçe İngilizce
General
yapmak (konuşma) deliver f.
bir konuşma yapmak make a speech f.
bir konuşma yapmak give a speech f.
bir konu hakkında konuşma yapmak dissertate f.
heyecanlı konuşma yapmak declaim f.
güzel bir konuşma yapmak give/make a good talk/speech f.
konuşma yapmak istemek want to give a speech f.
zorla yapmak (konuşma) unload f.
Phrasals
bir konu ile ilgili konuşma yapmak discourse upon/on f.
(birisi/bir şey) üzerine detaylı konuşma yapmak expound on (someone or something) f.
(birisi/bir şey) üzerine detaylı konuşma yapmak expound upon (someone or something) f.
(birine veya bir şeye, biri veya bir şey) üzerine detaylı konuşma yapmak expound upon (someone or something) to (someone or something) f.
(birine veya bir şeye, biri veya bir şey) üzerine detaylı konuşma yapmak expound on (someone or something) to (someone or something) f.
bir planla, fikirle, görüşle ilgili resmi olmayan bir konuşma yapmak knock about f.
bir planla, fikirle, görüşle ilgili resmi olmayan bir konuşma yapmak knock around f.
Colloquial
bir konuşma yapmak için ayağa kalkmak take the floor f.
Idioms
bir topluluk önünde konuşma yapmak hold the floor f.
bir topluluk önünde konuşma yapmak get the floor f.
bir topluluk önünde konuşma yapmak have the floor f.
hazırlıksız konuşma yapmak speak off-the-cuff f.
önceden hazırlanmış bir konuşma yapmak feed (one) a line f.
konuşma yapmak için ayağa kalkmak stand up on (one's) hind legs f.
isabetsiz bir konuşma yapmak hit/strike the wrong note f.
yağcılık yapmak amacıyla yapılan konuşma sweet-talk i.
konuşma yapmak üzere ayağa kalkmış on your hind legs expr.