| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lamplighter i. | lambacı | ||
|
Lamplighters would roam the streets at dusk, igniting the gas lamps. Lambacılar alacakaranlıkta sokaklarda dolaşır, gaz lambalarını yakarlardı. More Sentences |
||||
| Genel | lamplighter i. | sokak lambalarını değiştiren kişi | ||
| Genel | lamplighter i. | lambaları yakmak için kullanılan cihaz | ||
| Genel | lamplighter i. | sokak lambalarını yakmakla görevli kimse | ||
| Genel | lamplighter i. | elektriğin olmadığı dönemde sokaktaki gaz lambalarını akşam yakıp sabah söndüren kişi | ||
| Genel | lamplighter N. | sokak lambası yakıcısı | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Botanik | ||
| Botanik | lamplighter (pomoxis) i. | kuzey amerika'da yaşayan bir tatlı su balığı cinsi |