leaves - Türkçe İngilizce Sözlük

leaves

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"leaves" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
leaves i. yapraklar
Boseong is famous for its green tea leaves.
Boseong yeşil çay yapraklarıyla ünlüdür.

More Sentences

"leaves" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 97 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
alternate leaves i. almaşık yapraklar
stuffed grape leaves i. yaprak dolması
opposite leaves i. karşılıklı yapraklar
stuffed cabbage leaves i. lahana dolması
tea leaves i. çay bitkisi
loose leaves i. dikişsiz sayfalar
the train leaves at four o'clock i. tren saat dörtte kalkar
stuffed vine leaves i. yaprak sarma
tree leaves i. ağaç yaprakları
edible leaves of tree i. yenilir ağaç yaprakları
leaves of the tree i. ağacın yaprakları
leaves of tree i. ağaç yaprakları
undulating acanthus leaves i. dalgalı kenger otu yaprakları
bay leaves i. defne yaprakları
loose leaves i. kopmuş yapraklar
yellow leaves i. sarı yapraklar
mint leaves i. nane yaprakları
decorate with leaves f. yapraklarla süslemek
produce leaves f. yeşermek
drop leaves f. yaprak dökmek
shed leaves f. yaprak dökmek
lose leaves f. yaprak dökmek
sweep the leaves f. yaprakları süpürmek
rake the leaves f. yaprakları tırmıklamak
rake the leaves f. tırmıkla yaprakları temizlemek
read tea leaves f. çay falı bakmak
İfadeler
in a way that leaves no doubt zf. hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde
in a way that leaves no doubt zf. hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde
two from ten leaves eight expr. ondan iki çıkarsa sekiz kalır
leaves of three, let it be expr. dokunma bırak
leaves of three, let it be expr. dokunması güç
leaves of three, let it be expr. dokunma kaç
leaves of three, let it be expr. yaprakları üç
leaves of three, let it be expr. üç yapraklı olan zehirli sarmaşıklara dokunulmaması gerektiğini hatırlatmak için kullanılan bir söz
leaves of three, let it be expr. üç yaprak
leaves of three, let it be expr. yaprakları üç
Atasözü
deeds are fruits, words are leaves lafla peynir gemisi yürümez
deeds are fruits, words are leaves ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz
Konuşma
it leaves me cold expr. bana vız gelir
it leaves me cold expr. beni etkilemiyor
that leaves a lot to be desired expr. bu arzulanandan çok uzak
they secretly feed the patient with stuffed vine leaves expr. gizli gizli sarma yediriyorlar hastaya
they secretly feed the patient with stuffed vine leaves expr. gizli gizli yaprak dolması yediriyorlar hastaya
they secretly feed the patient with stuffed vine leaves expr. gizli gizli dolma yediriyorlar hastaya
they secretly feed the patient with stuffed vine leaves expr. gizli gizli yaprak sarması yediriyorlar hastaya
Ticaret/Ekonomi
loose leaves i. çıkarılıp takılabilen sayfalar
Teknik
door leaves i. kapı kanatları
soft and heavy body impact test on door leaves i. kapı kanatlarına yumuşak ve ağır cisim çarpma deneyi
behaviours of door leaves placed between two different climates i. farklı iki iklim arasına yerleştirilmiş kapı kanatlarının davranışları
test for the change in stiffness of the door leaves by repeated torsion i. tekrarlanan burulma ile kapı kanatlarının rijitliğinin değişiminin test edilmesi
behavior under humidity variations of door leaves placed in successive uniform climates i. art arda uniform iklim şartlarına maruz bırakılan kapı kanatlarının nem değişimlerine karşı davranışı
behavior under humidity variations of door leaves exposed to successive uniform climates i. art arda uniform iklim şartlarına maruz bırakılan kapı kanatlarının nem değişimleri karşısındaki davranışı
Bilgisayar
person leaves expr. kişi ayrılıyor
İnşaat
general and local flatness of door leaves i. kapı kanatlarının genel ve bölgesel düzgünlüğü
Ağaç İşleri
door leaves i. kapı kanatları
Mutfak
stuffed grape leaves with olive oil i. zeytinyağlı yaprak dolması
nasturtium leaves i. latin çiçeği
salad of fine bulghur, green lentils, tomato paste and crushed walnut on vine leaves i. cevizli bat
sardines wrapped in vine leaves i. asma yaprağında sardalya
pickled cabbage leaves i. lahana turşusu
vine leaves in brine i. salamura asma yaprağı
stuffed grape leaves with olive oil i. zeytinyağlı yaprak sarması
cabbage leaves i. lahana yaprağı
vine leaves i. asma yaprağı
stuffed vine leaves i. sarma
celery leaves i. kereviz yaprağı
vine leaves with meat and rice stuffing i. etli yaprak dolması
meat and rice wrapped in vine leaves i. yaprak sarması
vine leaves preserved i. salamura yaprak
stuffed vine leaves i. yaprak dolması
nasturtium leaves i. latinçiçeği
stuffed grape leaves with olive oil i. zeytinyağlı sarma
meat and rice wrapped in cabbage leaves i. etli lahana sarma
stuffed vine-leaves i. yaprak sarması
stuffed grape leaves i. yaprak sarma
stuffed grape leaves i. yaprak sarması
make stuffed grape leaves f. sarma sarmak
Botanik
alternative leaves i. almaşık yapraklar
compound leaves i. bileşik yapraklar
opposed leaves i. karşılıklı yapraklar
position of the leaves i. yaprak duruşu
succulent leaves i. etli yapraklar
subulate leaves i. dorsivental yapraklar
opposite leaves i. karşılıklı yapraklar
stellate leaves i. halka dizilişli yapraklar
tern leaves i. yaprak dizilişinde üç yaprağın bir arada olması
tern leaves i. üçer üçer çıkan yapraklar
almond-leaves willow i. şeftali yapraklı söğüt
almond-leaves willow i. abd'nin batısında yetişen şeftali veya badem ağacının yapraklarına benzeyen bir söğüt ağacı
holly-leaves barberry (mahonia aquifolium) i. sarı boya çalısı
holly-leaves barberry (mahonia aquifolium) i. kuzey kaliforniya'dan ingiliz kolumbiyası'na kadar uzanan pasifik sahillerine özgü olup başka ılıman bölgelerde de yetiştirilen, küre şeklinde mavi meyveleri olan yaprak dökmeyen küçük bir çalı
vertical leaves i. kenarları yeryüzüne ve göğe dönük olup ayaları ufku işaret eden yapraklar
Tarım
beet leaves i. pancar yaprakları
flag leaves i. buğdayda bayrak yapraklar
Tütün
scrap leaves i. kırık
rotten leaves i. çürük yapraklar
Dini
leaves of proposition i. (yahudilik) mayasız ekmek