lifesaver - Türkçe İngilizce Sözlük

lifesaver

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lifesaver — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hayat kurtaran, büyük yardım
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlaɪfˌseɪvər/ – BrE /ˈlaɪfˌseɪvə/)
Terim Türü:
İsim: lifesaver (lifesavers)
Gerçek anlamda kurtarıcı olan kişi ya da mecazi olarak zor durumda büyük fayda sağlayan şeyleri tanımlayan sözcüktür. Life ve save köklerinin birleşimiyle oluşmuştur. Günlük dilde minnet ve rahatlama duygusunu güçlü biçimde ifade eden bir sözcük olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
rescuer, godsend
Zıt Anlamlılar:
hindrance

"lifesaver" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lifesaver i. cankurtaran
The pool had two lifesavers on duty to ensure safety.
Havuzda güvenliği sağlamak amacıyla iki cankurtaran görev yapıyordu.

More Sentences
Genel
lifesaver i. can simidi
The umbrella turned out to be a lifesaver during the sudden rainstorm.
Aniden bastıran yağmurda şemsiye bizim can simidimiz oldu.

More Sentences
lifesaver i. hayat kurtaran şey/kimse
He protected me and became a lifesaver.
Beni koruyarak hayatımı kurtaran kişi o oldu.

More Sentences
lifesaver i. kazazedeleri boğulmaktan kurtaran
lifesaver i. can yeleği
lifesaver i. imdada yetişen şey
lifesaver i. can kurtaran görevli (plajlarda)
lifesaver i. cankurtaran simidi
lifesaver i. zor zamanda birinin yardımına yetişen kimse
lifesaver N. hayat kurtaran
lifesaver N. büyük yardım
Denizcilik
lifesaver i. can yeleği

"lifesaver" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
you're a lifesaver exclam. hayatımı kurtardın
you're a lifesaver exclam. seni allah gönderdi
you're a lifesaver exclam. hızır gibi yetiştin