| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | liner i. | yolcu gemisi | ||
|
The liner called at Hong Kong. Yolcu gemisi Hong Kong'a uğradı. More Sentences |
||||
| Genel | liner i. | göz kalemi | ||
|
Brown eyeliner is a more well-suited color for your eyes. Kahverengi göz kalemi senin gözlerine daha çok yakışır. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | liner i. | gemi | ||
|
This liner, built in France, will sail from England, showing there is some life left in the . Fransa'da inşa edilen bu geminin İngiltere'den yola çıkacak olması, Yunanistan'da biraz hayat kaldığını gösteriyor. More Sentences |
||||
| Denizcilik | liner i. | transatlantik | ||
|
Titanic is known as one of the finest ocean liners ever built. Titanik, bu güne dek yapılan en iyi transatlantiklerden biri olarak bilinmektedir. More Sentences |
||||
| Denizcilik | liner i. | yolcu gemisi | ||
|
The liner called at Hong Kong. Yolcu gemisi Hong Kong'a uğradı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | liner i. | kaplama | ||
| Genel | liner i. | kaplamacı | ||
| Genel | liner i. | yolcu uçağı | ||
| Genel | liner i. | kovan | ||
| Genel | liner i. | astarcı | ||
| Genel | liner i. | bağa | ||
| Genel | liner i. | ayar levhası | ||
| Genel | liner i. | layner | ||
| Genel | liner i. | gömlek | ||
| Genel | liner i. | büyük uçak | ||
| Genel | liner i. | çizim veya kopyalama yaparken belirli çizgileri kullanan kimse | ||
| Genel | liner i. | satır başına birim fiyatla çalışan yazar | ||
| Genel | liner i. | belirli bir çizgiye göre sabit konuma sahip olan şey | ||
| Genel | liner i. | bant kaydına eşlik eden tamamlayıcı/açıklayıcı metin | ||
| Genel | liner i. | fonograf plaklarının konduğu karton zarf | ||
| Genel | liner i. | pişirme kağıdı | ||
| Genel | liner N. | hat gemisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | liner i. | büyük yolcu gemisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | liner i. | bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | liner i. | layner | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | liner i. | zımparalama için küçük malzeme parçalarının tutturulduğu levha | ||
| Teknik | liner i. | emzik lastiği | ||
| Teknik | liner i. | gömlek | ||
| Teknik | liner i. | kaplama maddesi | ||
| Teknik | liner i. | meme lastiği | ||
| Teknik | liner i. | silindir gömleği | ||
| Teknik | liner i. | yatak layneri | ||
| Teknik | liner i. | zıvana | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | liner i. | astar | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | liner i. | üst dolgu | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | liner i. | iç astar | ||
| Otomotiv | liner i. | pul | ||
| Demiryolu | ||||
| Demiryolu | liner i. | konteyner treni | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | liner i. | büyük yolcu gemisi | ||
| Denizcilik | liner i. | düzenli olarak bir hatta çalışan yolcu vapuru | ||
| Denizcilik | liner i. | gemi şirketi gemisi | ||
| Denizcilik | liner i. | vapur şirketine ait gemi | ||
| Denizcilik | liner i. | ünlü gemicilik şirketlerinin gemileri | ||
| Petrol | ||||
| Petrol | liner i. | delme petrol kuyusunda yüzeye çıkmayan muhafaza | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | liner i. | astar | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | liner i. | fidanlıkta tomurcuklanması için ekilen bitki | ||
| Tarım | liner i. | son yerine ekilmeden önce bir süre fidanlıkta büyütülen bitki | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | liner i. | emzik lastiği | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | liner i. | sert atış | ||
| Resim | ||||
| Resim | liner i. | çizgiler oluşturmaya yarayan fırça/kalem | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | liner i. | topoğrafya çizgisi ile kesişen ve sınır belirlemede kullanılan ağaç | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Medikal | ||
| Medikal | liner | linaria i. |