listed - Türkçe İngilizce Sözlük

listed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

listed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
listelenmiş, borsada kayıtlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlɪstɪd/ – BrE /ˈlɪstɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir listeye dâhil edilmiş ya da resmî kayda geçirilmiş durumları tanımlayan sözcüktür. List fiilinin geçmiş zaman sıfatıdır. Özellikle finans ve emlak bağlamında resmiyet ve görünürlük anlamı taşır

"listed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
listed s. kaydedilmiş
Tom is listed as dead.
Tom ölü olarak kaydedildi.

More Sentences
listed s. listelenmiş
Ninety-five percent of drugs listed as essential drugs by WHO are off patents and may be produced freely.
DSÖ tarafından temel ilaçlar olarak listelenen ilaçların yüzde doksan beşi patent dışıdır ve serbestçe üretilebilir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
listed s. borsada kote olan
The newly listed company became popular amongst investors.
Borsaya yeni kote olan şirket, yatırımcılar arasında popüler oldu.

More Sentences
listed s. listede yer alan
That is crucial, particularly for churches in the United Kingdom, many of which are listed.
Bu, özellikle Birleşik Krallık'ta birçoğu listede yer alan kiliseler için çok önemlidir.

More Sentences
Genel
listed s. renkli şeritli
listed s. listerle ekilmiş
listed s. listerle ekime hazırlanmış
listed s. (levha) kenarından şerit alınarak genişliği azaltılmış
listed s. borsada kayıtlı
Ticaret/Ekonomi
listed s. kote edilmiş
listed s. liste halinde gösterilmiş

"listed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be listed f. listelenmek
be short-listed f. son elemeye kalan adaylar listesine konulmak
be short-listed f. finale kalmak
be listed in alphabetical order f. alfabetik sıraya göre listelenmek
not listed as permanent s. kadrosuz
non-listed s. listelenmemiş
listed by s. listeleyen
listed by surname s. soyadına göre listelenmiş
wait-listed s. bekle listesinde olan
listed by s. tarafından listelenen
cross-listed s. çapraz listenen
due to the reasons listed zf. sıralanan nedenlerden dolayı
due to the reasons listed zf. sıralanan sebeplerden ötürü
Ticaret/Ekonomi
listed options i. borsaya kayıtlı olan opsiyon sözleşmeleri
stock exchange listed securities i. borsaya kote edilmiş menkul kıymetler
listed securities i. kote edilmiş menkul değerler
listed stock i. borsaya kayıtlı hisse senedi
listed securities i. borsada kote edilmiş menkul kıymetler
listed company i. borsaya kayıtlı şirket
listed security i. borsaya kayıtlı menkul değer
listed company i. kote şirket
listed securities i. kote edilmiş menkul kıymetler
listed stock i. kote edilmiş hisse senedi
listed security i. borsada kote edilen tahviller
listed security i. listelenmiş hisse senetleri
listed security i. kote edilen menkul değerler
listed stock i. borsada kote edilmiş kayıtlı hisse senedi
publicly listed company i. halka açık şirket
listed company i. kota edilmiş firma
dual-listed company i. iki ticari şirketin (borsa veya yasal alanlar hariç) belli bir alanda tek bir şirketmiş gibi faaliyet göstermesi
export-listed s. ihraç kayıtlı
ls (listed securities) kısalt. borsada kayıtlı menkul kıymetler
Siyasal
listed security i. borsaya kote olan menkul kıymet
Bilgisayar
listed files i. listelenen dosyalar
listed in expr. listelenme yeri
Çevre
listed building i. koruma altına alınmış yapı