localised - Türkçe İngilizce Sözlük

localised

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"localised" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
localised s. yerel
That is always about intensive and localised pollution of the environment.
Bu her zaman çevrenin yoğun ve yerel olarak kirletilmesiyle ilgilidir.

More Sentences
localised s. lokalize
It can be permanently cured if it remains localised in the prostate.
Prostatta lokalize kalırsa kalıcı olarak tedavi edilebilir.

More Sentences
Biyokimya
localised s. yerel
That is always about intensive and localised pollution of the environment.
Bu her zaman çevrenin yoğun ve yerel olarak kirletilmesiyle ilgilidir.

More Sentences
Genel
localised s. yerelleşmiş
localised s. yerelleştirilmiş
localised s. sınırlı
localised s. yerleşik
localised s. sınırlandırılmış
localised s. sınırlanmış
localised s. bölgesel hale getirilmiş
localised s. lokal
Medikal
localised s. bölgesel
localised s. vücudun belirli bölümüyle sınırlı olan
Dilbilim
localised s. ülkede konuşulan dile çevrilmiş
localised s. ülkenin yerel diline tercüme edilmiş

"localised" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Aydınlatma
localised lighting i. bölgelenmiş aydınlatma
Medikal
localised gigantism i. makrodaktili
Patoloji
localised hyperhidrosis i. bölgesel hiperhidroz
localised scleroderma i. lokalize skleroderma
localised adiposity i. lokalize adipozite
localised hypertrichosis i. lokalize hipertrikoz
localised enlarged lymph nodes i. bölgesel büyümüş lenf nodları
multiple-localised s. birden fazla lokalizasyonlu