locked - Türkçe İngilizce Sözlük

locked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"locked" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
locked s. kilitli
Luo Feng put the locked safe in the corner.
Luo Feng kilitli kasayı köşeye koydu.

More Sentences
Genel
locked s. kilitlenmiş
Topics may be locked for many reasons.
Konular birçok nedenden dolayı kilitlenmiş olabilir.

More Sentences
locked s. kilitli
Luo Feng put the locked safe in the corner.
Luo Feng kilitli kasayı köşeye koydu.

More Sentences
Teknik
locked s. kilitlenmiş
Topics may be locked for many reasons.
Konular birçok nedenden dolayı kilitlenmiş olabilir.

More Sentences
Genel
locked s. birbirine geçmiş
locked s. sıkışmış
locked s. kenetlenmiş

"locked" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be locked f. kilitlenmek
Genel
locked door i. kilitli kapı
being locked i. kilitli kalma
capability of being locked i. kilitlenebilirlik
be locked oneself into something f. kendini adamak
be locked up f. hapse atılmak
be locked in a close embrace f. sarmaş dolaş olmak
be locked up f. kilitlenmek
get locked out f. anahtarını unutup kapıda kalmak
be locked out f. dışlanmış olmak
be locked out f. kapılar yüzüne kapanmış olmak
be locked out f. işsiz (olmak/kalmak)
get locked out f. kapıda kalmak
be locked out f. çıkarılmış olmak
be locked up f. hapse girmek
be locked in jail f. kodese tıkılmak
locked in jail f. hapse atılmak
be locked up f. hapsolmak
be locked up f. hapsedilmek
be locked out f. kapı dışarı edilmek
be locked up and sealed f. mühür yemek
be locked up and sealed f. mühürlenmek
be locked out f. kapıda kalmak
locked away s. kilit altında
locked in s. değiştirilemez
locked in s. değişmez
locked in s. sabit
İfadeler
with a wish locked away inside expr. içe hapsedilmiş bir arzu ile
with a wish locked away inside expr. içe gömülmüş bir arzu ile
Konuşma Dili
locked down s. kilitlenmiş (elektronik sistem)
locked down s. içeri atılmış/kapatılmış (hapis)
locked down s. kilitli (elektronik sistem)
locked down s. kapıları kapalı
locked down s. hapse atılmış
locked down s. giriş çıkışa kapalı
locked down s. hapiste
locked down s. giriş çıkışı durdurulmuş
locked down s. hapse atılmış
locked down s. kapıları kilitli
locked in s. işine dalmış
locked [dublin] s. aşırı alkollü
locked [dublin] s. çok sarhoş
locked [dublin] s. zil zurna sarhoş
locked in s. tamamen odaklanmış
locked in s. tüm dikkatini yoğunlaştırmış
Deyim
be locked in a time warp f. taş devrinde/geçmişte takılıp kalmak
be locked in a time warp f. demode kalmak
be locked in a time warp f. zaman durmuş olmak
be locked in a time warp f. geçmiş bir zamanda takılıp kalmak
be locked in a time warp f. zamanın gerisinde kalmak
Konuşma
the computer locked up expr. bilgisayar kilitlendi
keep the door locked expr. kapıyı kilitli tut
keep your door locked expr. kapınızı kilitli tutun
keep your door locked expr. kapını kilitli tut
keep the door locked expr. kapıyı kilitli tutun
was the door locked? expr. kapı kilitli miydi?
my hammies locked up expr. dizlerim tutulmuş
Ticaret/Ekonomi
locked in i. vadeli satışta iki tarafın da mahsup edilmeden vadenin kaldırılamadığı bir durum
locked-in i. yatırımcının kar ettiği halde normal gelir vergilerine tabi olmak için yatırımını satmak istememesi
locked in s. vergi yükü nedeniyle yatırım fonlarını değiştiremeyen
Hukuk
locked-up list i. sabıka kaydı
Teknik
locked oscillator detector i. kilitli osilatörlü detektör
locked oscillator i. eşzamanlanmış salıngaç
exclusively locked file i. özel kilitlenmiş dosya
exclusively locked file i. salt kilitlenmiş dosya
dynamically locked intramedulary nail i. dinamik kilitli intramedüller çivi
phase locked loop i. evre kenetleme döngüsü
digital phase locked loop i. sayısal evre kenetleme devresi
phase-locked loop i. faz kilitlemeli çevrim
key-locked starting system i. kilitlemeli ilk hareket sistemi
key-locked starting system i. kilitlemeli ilk kontak sistemi
rigid locked socket pipe i. rijit kilit tertibatlı boru
locked forging dies i. kilitli dövme kalıpları
tooth-locked washer i. tırnaklı rondela
locked rotor current i. kilitli rotor akımı
Bilgisayar
locked cell selected/cells protected i. kilitli seçili/korumalı hücreler
digital phase locked loop i. sayısal evre kenetleme devresi
eject request to locked drive i. kilitli sürücüye çıkartma isteği
locked file i. kilitli dosya
locked print i. kilitli yazdırma
locked volume i. kilitli oylum
locked date i. kilitleme tarihi
locked memory i. locked memory
locked since i. kilitlendiği tarih
locked disk i. kilitli disk
phase locked loop i. evre kenetleme döngüsü
computer locked s. bilgisayar kilitli
table is locked expr. tablo kilitli
volume is locked expr. oylum kilidi
ball locked expr. top kilitli
ds is locked expr. ds kilitli
locked by expr. kilitleyen
list is locked expr. liste kilitli
content locked expr. içerik kilitlendi
Bilişim
locked file i. kilitli dosya
Telekom
phase locked loop i. faz kilitlemeli döngü
digital phase locked loop i. sayısal faz kilitlemeli  devre
phase-locked loop i. faz kilitlemeli döngü
Elektrik
locked oscillator detector i. kilitli osilatörlü detektör
Otomotiv
fully locked i. tam kilitleme
phase-locked loop circuitry i. faz kilitlemeli çevrim
center differential locked s. merkez diferansiyel kilitli
centre differential locked s. merkez diferansiyel kilitli
Denizcilik
land locked s. kıyı tarafından kapalı
Maden
half locked coil guide rope i. yarı kenetli kılavuz halatı
half locked coil guide rope i. yarı kenetli kılavuz halat
full locked coil hoist i. tam kenetli taşıyıcı askı halatı
locked coil rope i. kenetli halat
locked coil carrying rope i. kenetli taşıyıcı halat
Medikal
locked jaw i. tetanoz
Patoloji
locked twins i. kilitlenmiş ikizler
locked-in syndrome i. beyin sapı hasarı nedeniyle bilincin yerinde olup gözler dışında vücudun hareket ettirilemediği durum
locked-in syndrome i. sürgüleme sendromu
Fizik
gravitationally locked s. kütle çekimsel olarak kilitli
tidally locked s. kütle çekimsel olarak kilitli
gravitationally locked s. kütle çekimsel olarak kilitli
Kimya
locked nucleic acid i. kilitli nükleik asit
Gökbilim
tidally locked rotation i. iki gök cisminin eşzamanlı dönerek birbirinin hep aynı yüzünü görmesi
tidally locked moon i. kütleçekimsel olarak kenetlenmiş ay
tidally locked planet i. kütleçekimsel olarak kenetlenmiş gezegen
tidally locked moon i. kütleçekimsel olarak kilitli uydu
tidally locked moon i. kütleçekimsel olarak kilitli ay
tidally locked moon i. kütleçekimsel olarak kenetlenmiş uydu
tidally locked planet i. kütleçekimsel olarak kilitli gezegen
tidally locked s. kütleçekimsel olarak kenetlenmiş
Coğrafya
land-locked country i. denize erişimi olmayan ülke
land-locked s. etrafı tamamen karayla kaplı
land-locked s. denize erişimi olmayan
Askeri
locked and loaded expr. ateşe hazır
locked and loaded expr. atışa hazır
Silah/Atıcılık
locked breech i. kilitli sürgülü sistemlerin genel adı
Argo
keep it locked expr. kendine iyi bak