mover - Türkçe İngilizce Sözlük

mover

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"mover" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
mover i. nakliyeci
I hope that the mover can accept this.
Umarım nakliyeci bunu kabul edebilir.

More Sentences
Genel
mover i. ev eşyası taşıma firması
mover i. taşıma firması
mover i. nakliye şirketi
mover i. taşıma şirketi
mover i. nakliye firması
mover i. yaratıcı
mover i. başlatıcı
mover i. hareket ettirici
mover i. teşvik edici
mover i. azmettirici
mover i. teklifte bulunan kimse
mover i. öneri sunan kimse
mover i. hareket eden şey
mover i. hareketli şey
mover i. göçmen
mover i. ilerleyen kimse
mover i. yükselen işletme
mover i. ilerleme gösteren fikir
mover i. teklif veren kimse
mover i. dansçı
mover i. harekete geçirici kimse
mover i. harekete geçirici şey
mover i. eylemi başlatan kimse
mover i. eylemi başlatan şey
mover i. başlamış eylemi devam ettiren kimse
mover i. başlamış eylemi devam ettiren şey
mover i. müzakerede bir şey öneren kimse
mover i. hareket eden kimse
mover i. hareket eden şey
mover i. hareket edebilen kimse
mover i. hareket edebilen şey
mover i. göçmen
mover i. ilerleyen kimse
mover i. ilerleyen şey
mover i. gelişen kimse
mover i. gelişen şey
mover i. dans eden kimse
mover i. dansöz
Bilgisayar
mover i. taşıyıcı
Tarih
mover i. 19. yüzyılda abd'nin batısına göçen kimse

"mover" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prime mover i. römork
prime mover i. ana kuvvet
prime mover i. tırın öndeki çekici kamyonu
public mover i. nakliye firması
public mover i. taşıma şirketi
public mover i. nakliye şirketi
public mover i. taşıma firması
fast mover i. hızlı hareket eden kimse veya şey
prime mover i. çekme aracı
prime mover i. tanrı
prime mover i. ana muharrik
prime mover i. agonist
furniture mover i. evden eve nakliyatçı
furniture mover i. mobilya taşıyıcı
prime mover originator s. fikir öncüsü
Deyim
a prime mover i. ana/asıl/esas/başlıca neden/başlangıç nedeni
prime mover i. itici güç
a prime mover i. itici güç
a mover and a shaker i. kapalı kapıları açan kimse
a mover and a shaker i. iş bitirici kimse
a mover and a shaker i. gücünü/nüfuzunu/parasını kullanarak işlerin olmasını sağlayan kimse
a mover and a shaker i. işlerin hallolmasını sağlayan kimse
a mover and a shaker i. güçlü kimse
a mover and a shaker i. gücü/nüfuzu/parası sayesinde kapalı kapıları açan kimse
a mover and a shaker i. nüfuzlu kimse
Ticaret/Ekonomi
first-mover advantage i. ilk hamle avantajı
mover and shaker i. (bir sektöre vb.) yön veren
mover and shaker i. gidişatı belirleyen
first-mover advantage i. ilk hamle avantajı
late mover i. bekle gör yaklaşımı
first mover i. (bir ürünün piyasa sunulmasında) öncü şirket
first mover i. bir ürünü piyasaya sunan ilk şirket
Teknik
prime mover i. muharrik
prime mover i. insan tarafından üretilen doğal kuvvet
prime mover i. ana işletici
prime mover i. işletici makine
powered lawn-mover i. motorlu çim biçme makinesi
Telekom
first mover advantage i. ilk girenin avantajı
Otomotiv
earth mover i. iş makinası
prime mover i. ana işletici
people mover i. kısa mesafelerde çok sayıda insanın taşınmasını sağlayan otomatik ulaşım sistemi
people mover i. çok amaçlı vasıta
people mover i. insan taşıma sistemi
Trafik
prime mover i. çekici
Psikoloji
prime mover i. birincil hareket kası
İstatistik
mover-stayer model i. hareketli-durağan model
Tarım
power lawn mover i. motorlu çim biçme makinesi
Felsefe
first mover i. (aristoteles'e göre) ilk hareket ettirici olarak tanrı
prime mover i. (aristo felsefesinde) ana kuvvet
Askeri
prime mover [us] i. cer aracı
Star Wars
kettrifee air mover i. kettrifee hava taşıyıcısı