| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | nec i. | nec | ||
|
As part of the venture, NEC provided cable manufacturing equipment to Sumitomo Densen. Girişimin bir parçası olarak NEC, Sumitomo Densen'e kablo üretim ekipmanı sağladı. More Sentences |
||||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | nec | nec i. | ||
|
As part of the venture, NEC provided cable manufacturing equipment to Sumitomo Densen. Girişimin bir parçası olarak NEC, Sumitomo Densen'e kablo üretim ekipmanı sağladı. More Sentences |
||||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | deem that it is necessary f. | gerekli saymak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | pacta tertiis nec nocent nec prosunt i. | uluslararası hukukta imzalanan antlaşmaların sadece antlaşmayı imzalayan taraflar için hüküm doğurması, üçüncü kişilere bir hak ya da yükümlülük yüklememesi | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | nec usb floppy i. | nec usb disket | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | nec (necrotizing enterocolitis) i. | nekrotizan enterokolit | ||
| Kısaltma | ||||
| Kısaltma | nec (near-earth comet) i. | güneşin etrafında dönerken, yerçekimi dolayısıyla yörüngesi dünya'nın yörüngesine yaklaşan kuyruklu yıldız | ||
| Latince | ||||
| Latince | nec verbum verbo curabis reddere fidus interpres i. | dürüst bir çevirmen kelimesi kelimesine çevirmemelidir | ||
| Latince | fluctuat nec mergitur expr. | dalgalarda savrulur ama batmaz | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | nec usb disket | nec usb floppy i. | ||