ninety - Türkçe İngilizce Sözlük

ninety

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"ninety" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ninety i. doksan
Seventy, eighty, ninety per cent of their ships have serious defects.
Gemilerinin yüzde yetmişi, sekseni, doksanı ciddi kusurlara sahip.

More Sentences
ninety i. 90
I must weigh at least ninety kg.
En az 90 kg ağırlığında olmalıyım.

More Sentences
ninety i. doksan sayısı (90)

"ninety" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ninety years old i. doksanlık
ninety five i. 95
ninety six i. 96
ninety eight i. doksan sekiz
ninety three i. doksan üç
ninety two i. doksan iki
ninety five i. doksan beş
ninety eight i. 98
ninety six i. doksan altı
ninety two i. 92
ninety three i. 93
ninety seven i. 97
ninety four i. 94
ninety nine i. doksan dokuz
ninety nine i. 99
ninety four i. doksan dört
ninety one i. doksan bir
ninety one i. 91
ninety seven i. doksan yedi
containing ninety s. doksanlık
ninety eighth s. doksan sekizinci
ninety fifth s. doksan beşinci
ninety seventh s. doksan yedinci
ninety first s. doksan birinci
ninety third s. doksan üçüncü
ninety sixth s. doksan altıncı
ninety ninth s. doksan dokuzuncu
ninety second s. doksan ikinci
ninety fourth s. doksan dördüncü
one hundred ninety s. yüz doksan olan
one hundred ninety s. yüz seksenden on fazla olan
Atasözü
genius is ten percent inspiration and ninety percent perspiration deha/dahilik yüzde onu fikir gerisi gayrettir
Konuşma Dili
the craic was ninety expr. on numara beş yıldızdı
the craic was ninety expr. enfesti
the craic was ninety expr. muhteşemdi
the craic was ninety expr. dehşet güzeldi
the craic was ninety expr. harikaydı
the craic was ninety expr. on numaraydı
Deyim
be up to ninety f. kafayı kaldıracak zaman bulamamak
be up to ninety f. başını kaldıramamak
be up to ninety f. aşırı yoğun olmak
be up to ninety f. çok meşgul olmak
be up to ninety f. başı çok kalabalık olmak
be up to ninety f. çok meşgul/işi olmak
be up to ninety f. bir dünya işle uğraşmak
be up to ninety f. işlerle sıkışık durumda olmak
be up to ninety f. başı kalabalık olmak
be up to ninety f. başını kaşıyacak/kaşımaya vakti olmamak
be up to ninety f. işten başını kaldıramamak
be up to ninety f. başka bir şeye yetişememek
be up to ninety f. boğazına/gırtlağına kadar işlere gömülmek
up to ninety s. kafayı kaldıracak zamanı yok
up to ninety s. aşırı yoğun
up to ninety s. çok meşgul
up to ninety s. başı çok kalabalık
Teknik
ninety-column card i. doksan kolonluk kart
Havacılık
ninety degree approach i. doksan dereceden yaklaşma
Felsefe
ninety-five theses i. doksan beş tez
Coğrafya
ninety six i. güney carolina eyaletinde yerleşim yeri