noisy - Türkçe İngilizce Sözlük

noisy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

noisy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gürültülü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈnɔɪzi/ – BrE /ˈnɔɪzi/)
Terim Türü:
Sıfat
Çok ses çıkaran veya rahatsız edici düzeyde ses üreten durumu tanımlar. Noise kökünden türemiştir ve nitelik bildiren sıfat işlevi kazanmıştır. Günlük ve betimleyici anlatılarda rahatsız edici ortamları belirtir.
Eş Anlamlılar:
loud, clamorous
Zıt Anlamlılar:
quiet

"noisy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
noisy s. gürültücü
Our next-door neighbours are really noisy.
Yan komşumuz gerçekten çok gürültücü.

More Sentences
noisy s. gürültülü
The theatre was noisy before the show began.
Oyun başlamadan önce tiyatro salonu çok gürültülüydü.

More Sentences
Genel
noisy s. gürültülü
The theatre was noisy before the show began.
Oyun başlamadan önce tiyatro salonu çok gürültülüydü.

More Sentences
noisy s. yaygaracı
noisy s. şamatalı
noisy s. rahatsız edici
noisy s. bağırtkan
noisy s. şamatacı
noisy s. patırtılı
noisy s. velveleci
noisy s. sesli
noisy s. farfara
Fotoğrafçılık
noisy s. kumlu (görüntü/fotoğraf/film)
noisy s. benekli (görüntü/fotoğraf/film)
noisy s. noktalı (görüntü/fotoğraf/film)

"noisy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
noisy confusion i. curcuna
Genel
noisy clamor i. bağırış çağırış
a noisy place i. curcunalı yer
noisy quarrel i. gürültü
noisy quarrel i. arbede
noisy laughter i. kahkahalarla gülen
noisy environment i. gürültülü ortam
noisy place i. gürültülü yer
noisy neighbour (uk) i. gürültücü komşu
noisy neighbor (us) i. gürültücü komşu
be too noisy f. gürültü etmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya döndürmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya çevirmek
turn a place in a very noisy disordered state f. curcunaya vermek
turn a place in a very noisy disordered state f. ortalığı ellialtıya vermek
busy and noisy s. civcivli
quite noisy s. oldukça gürültülü
the room is too noisy expr. oda çok gürültülü
Teknik
noisy blacks i. benekli siyahlık
noisy observation i. gürültülü gözlem
Bilgisayar
noisy observation i. gürültülü gözlem
noisy measurement i. gürültülü ölçüm
Televizyon
noisy blacks i. benekli siyahlık
Otomotiv
clutch noisy i. debriyaj gürültüsü
Kuşbilim
noisy miner (manorina melanocephala) i. gürültülü madenci
noisy miner (manorina melanocephala) i. doğu avustralya’ya özgü, tüyleri gri-beyaz ve kanatları kahverengi olan, yüksek sesle öten bal yiyici bir kuş
noisy pitta i. avustralya'ya özgü salyangozlarla beslenen renkli bir kuş
İngiliz Argosu
shut your trap you noisy bugger expr. kapa çeneni seni geveze