| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | nova i. | birden parlayan yıldız | ||
|
The sudden appearance of the nova in the night sky surprised astronomers. Gece gökyüzünde birden parlayan yıldızın ani ortaya çıkışı gökbilimcileri şaşırttı. More Sentences |
||||
| Genel | nova i. | nova | ||
|
The result is an extremely bright outburst of light, known as a nova. Sonuç, nova olarak bilinen son derece parlak bir ışık patlamasıdır. More Sentences |
||||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | nova i. | nova | ||
|
The result is an extremely bright outburst of light, known as a nova. Sonuç, nova olarak bilinen son derece parlak bir ışık patlamasıdır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | nova i. | parlaklığı birdenbire artan yıldız | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | nova i. | somon füme | ||
| Mutfak | nova i. | az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | nova | nova i. | ||
|
The result is an extremely bright outburst of light, known as a nova. Sonuç, nova olarak bilinen son derece parlak bir ışık patlamasıdır. More Sentences |
||||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | nova | nova i. | ||
|
The result is an extremely bright outburst of light, known as a nova. Sonuç, nova olarak bilinen son derece parlak bir ışık patlamasıdır. More Sentences |
||||
| Gökbilim | nova | temporary star i. | ||