paying - Türkçe İngilizce Sözlük

paying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"paying" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
paying i. tediye
paying i. ücret
paying i. dikiş veya donanımlarda kullanılan su geçirmez malzeme
paying s. paralı
paying s. kazançlı
paying s. karlı
Ticaret/Ekonomi
paying i. ödeme
paying i. para yatırma
paying i. tediye
paying s. ödeyen
paying s. karlı
paying s. ücretli

"paying" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
paying off i. amorti
paying attention i. ilgilenme
duty of paying wages i. ücret ödeme borcu
paying guest i. pansiyoner
paying guess i. pansiyoner
paying by card i. kartlı ödeme
dues-paying i. aidat ödeyen
a high-paying firm i. yüksek ücretli bir firma
paying at the door i. kapıda ödeme
paying day i. ödeme günü
paying back i. karşılıklı grup eylemi
fee-paying s. paralı
fee-paying s. (okul) ücretli
fee-paying s. (öğrenci) ücretli okuyan
paying attention s. yakından dikkat eden
by paying fees zf. harçlı
without paying attention zf. kaale almadan
without paying customs duties zf. gümrük ödemeden
Konuşma Dili
high paying gig i. yüksek ücretli iş
without paying attention expr. dikkat etmeksizin
Konuşma
thanks for paying expr. ödediğin için teşekkürler
most of it goes towards paying the bills expr. çoğu zaten faturalara gidiyor
with the salary they are paying me I can't even buy cheap clothes anyway expr. buradan aldığım maaşla ucuz bile giyinemem o da ayrı konu
Ticaret/Ekonomi
paying agent i. ödeme kurumu
paying agent i. ödeme kuruluşu
paying agency i. ödeme kuruluşu
paying bank i. ödeme bankası
paying party i. ödemeyi yapan taraf
low paying job i. düşük ücretli iş
paying bank i. ödemeyi yapacak banka
paying bank i. ödeme yapan banka
slowness in paying i. borcu geç ödeme
paying teller i. ödeme veznedarı
paying agent i. ödeme şubesi
paying teller i. tediye veznedarı
paying bank i. ödeyen banka
paying agent i. ödeme yeri
paying counter i. ödeme veznesi
tax paying ability i. vergi ödeme gücü
low-paying job i. düşük ücretli iş
non-paying loan i. batık kredi
paying-in slip i. tediye makbuzu
dividend paying company i. temettü dağıtan şirket
paying in-book i. para yatırma karnesi
paying agent i. tediye şubesi
paying claims i. ödeme istekleri
slowness in paying i. ödemede yavaş davranma
non-paying receivables i. batık alacaklar
paying a commission i. komisyon ödeme
paying agent i. ödeme acentesi
paying-in slip [uk] i. para yatırma makbuzu
non-paying s. ödeme talep edilmeyen
non-paying s. ödeme yapmayı gerektirmeyen
non-paying s. ödeme yapmayan
non-paying s. ödeme beklenmeyen
Hukuk
paying off i. itfa
paying employee benefits i. çalışanların menfaatine ödemeler
yielding and paying i. kira sözleşmelerinde kiranın önceden belirtilen şekilde ödeneceğini belirten ifade
Kurum/Kuruluş
paying agency i. kırsal kalkınma planı ödeme ajansı
Bilgisayar
paying bank i. aracı banka
Deniz Biyolojisi
paying away i. ağ atma
Sosyal Bilimler
paying it forward (with bread) i. askıda ekmek
paying it forward s. askıda
Eğitim
fee-paying school i. ücretli okul
fee-paying school i. özel okul