| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | pick-up i. | kamyonet | ||
|
Layla found Sami's rifle in the pick-up truck. Layla kamyonette Sami'nin tüfeğini buldu. More Sentences |
||||
| Genel | pick-up i. | pikap | ||
|
This category may also include pick-ups. Bu kategori, pikapları da içerebilir. More Sentences |
||||
| Genel | pick-up i. | plakçalar | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | pick-up i. | yatılan kişiler | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | (bardan, gece kulübünden) kaldırılan kişiler | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | kaldırdığı kişiler | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | kaçamak yaptığı/yapılan kişiler | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | kişilerin kendi arasında yaptığı resmi olarak düzenlenmeyen maç | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | öylesine yapılan spor | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | eğlencesine yapılan maç | ||
| Konuşma Dili | pick-up i. | gayri resmi olarak düzenlenen spor müsabakası | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | pick-up i. | birleştirme | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | pick-up i. | yerden alma | ||
| Otomotiv | pick-up f. | toplamak | ||