pique - Türkçe İngilizce Sözlük

pique

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"pique" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pique i. pike
Genel
pique i. incinme
pique i. darılma
pique i. gücenme
pique i. güceniklik
pique i. gücenmiş olma
pique i. kırgınlık
pique i. kırılma
pique f. incitmek
pique f. darılmak
pique f. kırmak
pique f. çekmek
pique f. gücendirmek
pique f. uyandırmak
pique f. darıltmak
pique f. merak uyandırmak
pique f. gururunu kırmak
pique f. kışkırtmak
pique f. provoke etmek
pique f. kendi ile iftihar etmek
Tekstil
pique s. üst üste getirilmiş kenarları boyunca dikili (eldiven)
Parazitbilim
pique i. insan piresi
pique i. kene
İskambil
pique i. diğer oyuncu kazanmadan piket yapma
pique i. bir elde 30 puan alma
pique f. (piket) bir elde 30 puan almak
Eski Kullanım
pique i. karşılıklı düşmanlık
pique i. bozuşma

"pique" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pique oneself on something f. iftihar etmek
pique oneself on something f. övünmek
in a fit of pique zf. hoşnutsuzluk içinde
Deyim
pique someone's interest f. merakını uyandırmak
pique someone's interest f. ilgisini çekmek
pique someone's curiosity f. merakını uyandırmak
pique someone's curiosity f. merakını celbetmek
pique someone's interest f. ilgisini uyandırmak
pique someone's interest f. merakını celbetmek
pique someone's curiosity f. ilgisini çekmek
pique someone's curiosity f. ilgisini uyandırmak
pique (one's) (emotion) f. (ilgisini, merakını) uyandırmak
pique (one's) (emotion) f. (birinin) duygularını kabartmak
pique (one's) (emotion) f. (birinde bir hissi) canlandırmak/harekete geçirmek
pique (one's) (emotion) f. (birinde bir hissi) tetiklemek
pique (one's) (emotion) f. (birinde bir his) uyandırmak
in a pique expr. sinirle/gücenerek
Tekstil
pique taffeta i. pike tafta
pique roll i. pike silindir
Eski Kullanım
pique oneself on f. böbürlenmek
pique oneself on f. övünmek
pique oneself on f. kibirlenmek
pique oneself on f. gururlanmak