profligate - Türkçe İngilizce Sözlük

profligate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

profligate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
savurgan, ölçüsüz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈprɑːflɪɡət/ – BrE /ˈprɒflɪɡət/)
Terim Türü:
Sıfat: profligate
Kaynakları sorumsuzca tüketen kişi veya davranışı niteleyen sıfattır. Latince profligare kökünden türemiştir. Ekonomi, ahlak ve siyasal eleştiride israfı vurgulamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
wasteful
Zıt Anlamlılar:
thrifty

"profligate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
profligate s. edepsiz
His profligate behaviour at the party was embarrassing and disrespectful.
Partideki edepsiz davranışları utanç verici ve saygısızcaydı.

More Sentences
profligate s. savurgan
That makes the Council often think that we are profligate with taxpayers' money.
Bu da Konsey'in sık sık vergi mükelleflerinin parasını savurganca kullandığımızı düşünmesine neden oluyor.

More Sentences
profligate s. müsrif
The profligate spending of the government has resulted in a huge national debt.
Hükümetin müsrif harcamaları devasa bir ulusal borca sebep oldu.

More Sentences
profligate s. haylazca
profligate s. hovarda
profligate s. sefih
profligate s. ahlaksız
profligate s. çapkın
profligate s. uçarı
profligate s. haylaz
profligate s. günahkar
profligate s. ölçüsüz
Argo
profligate s. hovarda