| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | punctual s. | dakik | ||
|
You are dependable and punctual and have high standards for excellence. Güvenilir ve dakiksiniz ve mükemmellik için yüksek standartlara sahipsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | punctual s. | vaktinde gelen | ||
|
The trains are not punctual. Trenler vaktinde gelmiyor. More Sentences |
||||
| Genel | punctual s. | dakik | ||
|
You are dependable and punctual and have high standards for excellence. Güvenilir ve dakiksiniz ve mükemmellik için yüksek standartlara sahipsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | punctual i. | dakik | ||
|
You are dependable and punctual and have high standards for excellence. Güvenilir ve dakiksiniz ve mükemmellik için yüksek standartlara sahipsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | punctual s. | dakik | ||
|
You are dependable and punctual and have high standards for excellence. Güvenilir ve dakiksiniz ve mükemmellik için yüksek standartlara sahipsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | punctual s. | zamanında gelen | ||
| Genel | punctual s. | zamanında olan | ||
| Genel | punctual s. | zamanında yapan | ||
| Genel | punctual s. | saati saatine | ||
| Genel | punctual s. | dikkatli | ||
| Genel | punctual s. | zamanında | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | be punctual f. | dakik olmak |
| Hukuk | ||
| Hukuk | punctual performance i. | derhal ifa |
| Medikal | ||
| Medikal | punctual bleeding i. | noktasal kanama |
| Dilbilim | ||
| Dilbilim | punctual aspect i. | anlık görünüşü |