| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | realism i. | gerçekçilik | ||
|
He approached the problem with realism. Adam soruna gerçekçilikle yaklaşıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | realism i. | realizm | ||
|
Realism emerged as a prominent artistic movement. Realizm, önemli bir sanatsal akımdır. More Sentences |
||||
| Genel | realism i. | gerçekçi olma | ||
|
The artist's paintings were praised for their realism. Sanatçının resimleri gerçekçi olduğu için övgüyle karşılandı. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | realism i. | realizm | ||
|
Realism emerged as a prominent artistic movement. Realizm, önemli bir sanatsal akımdır. More Sentences |
||||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | realism i. | gerçekçilik | ||
|
He approached the problem with realism. Adam soruna gerçekçilikle yaklaşıyordu. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | realism i. | gerçekçilik | ||
|
He approached the problem with realism. Adam soruna gerçekçilikle yaklaşıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | realism i. | gerçeklik | ||
| Genel | realism N. | gerçekçilik akımı | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | realism i. | nesne, eylem ya da koşulların edebiyatta idealleştirmeden olduğu gibi temsil edilmesi | ||
| Felsefe | ||||
| Felsefe | realism i. | platonculuk | ||
| Felsefe | realism i. | soyut kavramların isimlerinden bağımsız olarak var olduğu doktrini | ||
| Sanat | ||||
| Sanat | realism i. | nesne, eylem ya da koşulların sanatta idealleştirmeden olduğu gibi temsil edilmesi | ||
| Sanat | realism i. | 19. yüzyılda fransa'da ortaya çıkmış natüralizm akımı | ||