relentless - Türkçe İngilizce Sözlük

relentless

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

relentless — Definition

Anlamı ve Tanımı:
amansız, durmak bilmeyen
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈlɛntləs/ – BrE /rɪˈlɛntləs/)
Terim Türü:
Sıfat: relentless
Sürekli baskı veya yoğunluk gösteren durumu niteleyen sıfattır. Relent fiiline olumsuzluk ekiyle türemiştir. Eleştirel anlatım ve dramatik betimlemelerde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
relentless, unyielding
Zıt Anlamlılar:
merciful

"relentless" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
relentless s. acımasız
The country was ruled by a relentless dictator who executed thousands.
Ülke, binlerce kişiyi idam eden acımasız bir diktatör tarafından yönetiliyordu.

More Sentences
relentless s. insafsız
Genel
relentless s. amansız
First and foremost, we must wage a relentless fight against doping.
Her şeyden önce dopinge karşı amansız bir mücadele yürütmeliyiz.

More Sentences
relentless s. durmak bilmeyen (şey)
The relentless sound coming from the pipe irritates me.
Borudaki durmak bilmeyen ses beni rahatsız ediyor.

More Sentences
relentless s. devamlı
relentless s. aralıksız
relentless s. merhametsiz
relentless s. şefkatsiz
relentless s. sonu gelmeyen
relentless s. amanvermez
relentless s. kararlı
relentless s. tutarlı
relentless s. durmak bilmeyen