restricting - Türkçe İngilizce Sözlük

restricting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"restricting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
restricting s. kısıtlayıcı
This regulation, therefore, has a restricting rather than a stimulating effect.
Dolayısıyla bu yönetmelik teşvik edici olmaktan ziyade kısıtlayıcı bir etkiye sahiptir.

More Sentences
restricting s. kısıtlayan
We welcome initiatives which considerably restrict the transport of live cattle.
Canlı sığır taşımacılığını önemli ölçüde kısıtlayan girişimleri memnuniyetle karşılıyoruz.

More Sentences

"restricting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
punishment restricting freedom i. hürriyeti bağlayıcı ceza
Ticaret/Ekonomi
competition-restricting agreements i. rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar
Hukuk
temporary punishment restricting personal freedom i. muvakkat şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza
restricting by law i. kanunla sınırlama
restricting fundamental rights and freedoms by law i. temel haklar ve özgürlükleri kanunla sınırlama
penalties restricting liberty i. hürriyeti kısıtlayan cezalar
Siyasal
restricting sleep i. uyutmama
Teknik
restricting washer i. sınırlandırma pulu
restricting jet i. sınırlandırma jeti
restricting flange i. sınırlandırma flenci
restricting valve i. sınırlandırma valfi
Askeri
restricting plug i. gaz tıkama halkası