resulting - Türkçe İngilizce Sözlük

resulting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

resulting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ortaya çıkan, sonuçlanan
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈzʌltɪŋ/ – BrE /rɪˈzʌltɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: resulting
Önceki bir neden veya sürecin doğrudan ürünü olan durumu betimleyen sıfattır. Result fiilinden türeyerek nedensel bağın dilsel işaretleyicisi hâline gelmiştir. Akademik ve teknik metinlerde sebep–sonuç zincirini açık biçimde kurmak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
consequent, ensuing
Zıt Anlamlılar:
preceding

"resulting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
resulting s. sonuçta oluşan
The resulting situation is a sad one for all of us.
Sonuçta oluşan durum, hepimiz adına üzücü bir tablo.

More Sentences
resulting i. sonuçlanma
resulting s. mütevellit
resulting s. sonuçlanan
resulting s. ortaya çıkan
Teknik
resulting i. neticelenme

"resulting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
accident resulting in material damage i. maddi hasarlı kaza
deaths resulting from disease i. hastalıktan kaynaklanan ölümler
resulting from s. -den sonuçlanan
resulting from negligence s. ihmalden doğan
resulting from ed. -den dolayı
resulting from ed. mütevellit
Ticaret/Ekonomi
goods resulting from the processing of agricultural products i. işlenmiş tarım ürünlerinden elde edilen mamüller
goods resulting from the processing of agricultural products i. işlenmiş tarım ürünleri
resulting balance i. ortaya çıkan denge
unrealized exchange gains/losses resulting from translation of foreign currencies i. dövizin çevrilmesinden kaynaklanan gerçekleşmeyen kambiyo karları/zararları
amounts payable resulting from appropriation of profits i. karların tahsisinden kaynaklanan ödenecek miktarlar
resulting profit i. elde edilen kar
Hukuk
traffic accident resulting in the death of one party i. tek taraflı ölümle sonuçlanan trafik kazası
expenses resulting from appeals i. kanun yollarından doğan masraflar
traffic accident resulting in single-party death i. tek taraflı ölümle sonuçlanan trafik kazası
resulting trust i. zımni tröst
resulting trust i. bir şahsın herhangi bir menkul mal veya hak ile ilgili güvene dayanan bir muamele yapmasından doğan tröst
resulting use i. (kullanım süresi dolan mülk) sahibine iade olma
Teknik
resulting from friction s. sürtünmeden kaynaklanan
Bilgisayar
resulting style i. ortaya çıkan biçem