| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | sabunlu | soapy s. | ||
|
She washed her hands with the soapy water from the dispenser. Kadın, ellerini otomat makinesinden aldığı sabunlu suyla yıkadı. More Sentences |
||||
| Eczacılık | ||||
| Eczacılık | sabunlu | soapy s. | ||
|
She washed her hands with the soapy water from the dispenser. Kadın, ellerini otomat makinesinden aldığı sabunlu suyla yıkadı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sabunlu | sudsy s. | ||
| Genel | sabunlu | saponated s. | ||
| Genel | sabunlu | smegmatic s. | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | sabunlu | saponaceous s. | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | sabunlu su | suds i. | ||
| Genel | sabunlu su | soapy water i. | ||
| Genel | kirli sabunlu su | kitchen lee i. | ||
| Genel | küllü veya sabunlu suya basılan kıyafetler | buck [dialect] [uk] i. | ||
| Genel | küllü veya sabunlu yıkama suyu | buck [dialect] [uk] i. | ||
| Genel | (kıyafetleri) küllü veya sabunlu suda taşa vurarak yıkamak | buck [dialect] [uk] f. | ||
| Genel | küllü veya sabunlu suda ıslatmak veya kaynatmak | buck [dialect] [uk] f. | ||
| Genel | sabunlu bir şekilde | soapily zf. | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | sabunlu olma durumu | soapiness i. | ||
| Teknik | sabunlu su | soapsuds i. | ||
| Teknik | sabunlu dinkleme | soap milling i. | ||
| Teknik | sabunlu su | suds i. | ||
| Teknik | sabunlu çekilmiş tel | soap-drawn wire i. | ||
| Teknik | sabunlu hadde bitirimi | soap-rolled finish i. | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | sabunlu kösele | saddle soap leather i. | ||