salan - Türkçe İngilizce Sözlük

salan

"salan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Teknik
salan emitter i.

"salan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ısı salan reaksiyon exoergic reaction i.
korku salan kimse terrorist i.
durduk yere insanlara korku salan kimse fearmonger i.
kendini salan self-neglecting i.
av köpeğini salan kimse slipper i.
ısı salan exoergic s.
merak salan interested in s.
korku salan terroristic s.
yüreklere korku salan thundery s.
korku salan schrecklich s.
korku salan fulminatory s.
Ticaret/Ekonomi
borsada kendi namına menkul kıymet alıp salan kişi jobber i.
Teknik
ışık salan katılar light emitting solids i.
ışık salan diyot light emitting diode i.
Anatomi
eklem sıvısı salan zar synovium i.
Biyoloji
oksijensiz ortamlarda yaşayan ve karbondioksit indirgemek suretiyle etrafa metan salan bakteriler methanogen i.
azot salan bakteriler denitrifying bacteria i.
Zooloji
yuvarlak sporokarpı olgunlaştığında dışarı spor salan lycoperdaceae familyasından çeşitli mantarlar puffball i.
yuvarlak sporokarpı olgunlaştığında dışarı spor salan lycoperdaceae familyasından çeşitli mantarlar true puffball i.
Botanik
amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen, polenini püskürterek doğaya salan bir ısırgan otu brilhantina i.
amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen, polenini püskürterek doğaya salan bir ısırgan otu artillery plant (pilea microphylla) i.
amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen, polenini püskürterek doğaya salan bir ısırgan otu gunpowder plant i.
amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen, polenini püskürterek doğaya salan bir ısırgan otu rockweed i.
gövde eklemlerinden kök salan, hayvan yemi ve zemin binderi olarak kullanılan sürünücü bir çim joint grass i.
gövde eklemlerinden kök salan, hayvan yemi ve zemin binderi olarak kullanılan sürünücü bir çim knotgrass i.
gövde eklemlerinden kök salan, hayvan yemi ve zemin binderi olarak kullanılan sürünücü bir çim paspalum distichum i.
kök salan rhizogan s.
kök salan rhizophorous s.
Askeri
bomba salan bomb rack i.
bomba salan bomb ejector rack i.