salya - Türkçe İngilizce Sözlük

salya

"salya" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
salya saliva i.
Genel
salya dribble i.
Can you wipe the baby's dribble from the table?
Bebeğin salyasını masanın üzerinden siler misin?

More Sentences
salya sputum i.
salya slabber i.
salya drool i.
salya slobber i.
salya slaver i.
salya salivary i.
salya spit i.
salya spittle i.
salya spet i.
salya drivel N.
Konuşma Dili
salya gooby [new zealand] i.
Medikal
salya saliva i.
salya drool i.
Biyokimya
salya salivary juice i.
Argo
salya hockle [geordie] i.

"salya" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 78 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ağızdan akan salya slaver i.
salya ile ıslatma slabbering i.
yemek esnasında ağızdaki yiyeceklerin salya ile karışması insalivation i.
salya bulaştıran slobberer i.
salya çıkaran bebek a drooler baby i.
(bebek) salya önlüğü teething bib i.
salya akıtma drooling i.
salya akıtan kimse slabberer i.
(bol miktarda) salya slather i.
salya akıtmak slaver f.
salya akıtmak salivate f.
salya akıtmak slobber f.
salya ile karıştırmak insalivate f.
salya dökmek insalivate f.
salya bulaştırmak beslobber f.
salya sümük sarılmak beslobber f.
salya akıtmak bedrivel f.
salya ile kaplamak bedrivel f.
salya akıtmak slabber f.
salya akıtmak smalm f.
salya akıtmak smarm f.
(ağızdan) salya akıtmak spue f.
salya akıtmak drool f.
salya akıtmak dribble f.
salya ile kaplı olan slobbered s.
salya akıtmaya meyilli drooly s.
salya akıtan drooly s.
salya gibi slabbery s.
salya ile kaplı slabbery s.
salya saçan slavering s.
salya akıtan slavering s.
salya artıran slobbery s.
salya akıtan slobbery s.
salya üreten slobbery s.
salya akıtarak slobberingly zf.
salya sümük bir biçimde slimily zf.
Öbek Fiiller
birinin veya bir şeyin üzerine/her tarafına salya akıtmak/damlatmak drool (all) over someone or something f.
birinin veya bir şeyin üzerine/her tarafına salya akıtmak/damlatmak drool over someone/something f.
her tarafını salya yapmak slob up f.
(birinin ya da bir şeyin) her yanına salya bulaştırmak salivate (all) over (someone or something) f.
Deyim
çok salya akıtan bebek drool bucket i.
Konuşma
salya akıtıyordun you were drooling expr.
Denizcilik
salya fora baladı chain rope i.
salya fora kancası chain hook i.
salya etmek haul in f.
halatı salya etmek fleet a cable f.
salya etmek fake down f.
demirleneceği zaman demirin loçadan çıkarılıp deniz seviyesine kadar salya edilmesi acockbill zf.
Medikal
salya artışı hypersalivation i.
salya artışı sialorrhea i.
salya artışı drooling i.
salya artışı ptyalism i.
salya akıtan madde bağımlısı salivator i.
salya salgılatmak ptyalise [obsolete] f.
salya salgılatmak ptyalize [obsolete] f.
salya akıtıcı sialagogue s.
salya ile ilgili salivary s.
salya üreten ptyalagogic [obsolete] s.
salya salgılatan ptyalagogic [obsolete] s.
Anatomi
karın salya bezi pancreas i.
Fizyoloji
salya üretimi sağlayan madde sialagogue i.
salya ile ilgili salivous s.
salya ile ilgili salival s.
Patoloji
köpüklü salya foam i.
aşırı salya üretimi sialismus i.
aşırı salya üretimi sialism i.
tavşanlarda salya akması slobbers i.
aşırı salya üretimi slobbers i.
köpüklü ter veya salya ile kaplanan foamy s.
köpüklü salya üreten foaming s.
köpüklü ter veya salya ile kaplanan foaming s.
köpüklü salya üreten foamy s.
Biyoloji
salya anlamına gelen ön ek sialo- ök.
salya anlamına gelen ön ek sial- ök.
Zooloji
salya böceği spittlebug i.
salya böceği hipster-bug i.
salya böceği froghopper i.
Çevre
(denizde) salya mucilage i.