| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | scarcity i. | kıtlık | ||
|
There is a scarcity of donations in my own country and many others. Benim ülkemde ve birçok ülkede bağış kıtlığı var. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scarcity i. | azlık | ||
|
The scarcity of resources was alarming. Kaynakların azlığı endişe vericiydi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity i. | azlık | ||
|
The scarcity of resources was alarming. Kaynakların azlığı endişe vericiydi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity i. | kıtlık | ||
|
There is a scarcity of donations in my own country and many others. Benim ülkemde ve birçok ülkede bağış kıtlığı var. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scarcity i. | nadirlik | ||
| Genel | scarcity i. | az bulunurluk | ||
| Genel | scarcity i. | kesat | ||
| Genel | scarcity i. | yetersizlik | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity i. | nedret | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | scarcity i. | enderlik ilkesi | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | environmental scarcity i. | çevresel kıtlık | ||
| Genel | scarcity of food i. | besin kıtlığı | ||
| Genel | water scarcity i. | su kıtlığı | ||
| Genel | water scarcity i. | kuraklık | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity value i. | kıtlık değeri | ||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity of stock i. | stok darlığı | ||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity rent i. | kıtlık rantı | ||
| Ticaret/Ekonomi | economy of scarcity i. | kıtlık ekonomisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | economic scarcity i. | iktisadi kıtlık | ||
| Ticaret/Ekonomi | economic scarcity i. | ekonomik nedret | ||
| Ticaret/Ekonomi | post-scarcity i. | kıtlık/yokluk sonrası | ||
| Ticaret/Ekonomi | scarcity mindset i. | kıtlık bilinci | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | scarcity value i. | nadir olan şeyin değeri | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | post-scarcity society i. | kıtlık-sonrası toplum | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | scarcity of natural resources i. | doğal kaynakların kıtlığı | ||