| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | scribble i. | karalama | ||
|
The walls of the child's room were covered with scribbles. Çocuğun odasının duvarları karalamalarla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scribble f. | karalamak | ||
|
I scribbled the address on a paper and gave them. Adresi bir kağıda karalayıp onlara verdim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scribble i. | kötü el yazısı | ||
|
The scribble on the paper was impossible to read. Kâğıttaki kötü el yazısını okumak imkânsızdı. More Sentences |
||||
| Genel | scribble f. | bir şeyler karalamak | ||
|
The desk was scribbled by its previous owners. Masaya önceki sahipleri tarafından bir şeyler karalanmış. More Sentences |
||||
| Genel | scribble i. | kötü yazı | ||
| Genel | scribble i. | çiziktirme | ||
| Genel | scribble i. | kargacık burgacık yazı | ||
| Genel | scribble i. | müsvette | ||
| Genel | scribble f. | çızıktırmak | ||
| Genel | scribble f. | kabartmak (yün) | ||
| Genel | scribble f. | çırpıştırmak | ||
| Genel | scribble f. | eğri büğrü yazmak | ||
| Genel | scribble f. | çabuk ve kötü bir el yazısıyla yazmak | ||
| Genel | scribble f. | ditmek (yün) | ||
| Genel | scribble f. | çiziktirmek | ||
| Genel | scribble f. | kargacık burgacık yazmak | ||
| Genel | scribble f. | çala kalem yazmak | ||
| Genel | scribble f. | acele ile yazmak | ||
| Genel | scribble f. | şiir karalamak | ||
| Genel | scribble f. | roman yazmak | ||
| Genel | scribble f. | bir şeyler yazmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | scribble f. | cızıktırmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | scribble symphony i. | karalama senfonisi |
| Genel | scribble down f. | karalamak |
| Genel | scribble down f. | kargacık burgacık yazmak |
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | scribble away f. | çiziktirmek |
| Öbek Fiiller | scribble away f. | hızla not almak |
| Öbek Fiiller | scribble away (at something) f. | (bir şeyi) hızlı hızlı not almak |
| Öbek Fiiller | scribble away (at something) f. | (bir şeyi) harıl harıl yazmak |
| Konuşma | ||
| Konuşma | don't scribble on your desk expr. | sıranı karalama |
| Eğitim | ||
| Eğitim | not scribble on the desk f. | sıra karalamamak |
| Eğitim | not scribble on the desk f. | sırayı karalamamak |
| Eğitim | scribble on the desk f. | sıra karalamak |
| Eğitim | not scribble on the desk f. | sırasını karalamamak |
| Eğitim | scribble on the desk f. | sırayı karalamak |
| Eğitim | scribble on the desk f. | sırasını karalamak |