| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | singer i. | şarkıcı | ||
|
It was the singer's first live performance. Şarkıcının ilk canlı performansıydı bu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | singer i. | şarkıcı | ||
|
It was the singer's first live performance. Şarkıcının ilk canlı performansıydı bu. More Sentences |
||||
| Genel | singer i. | ötücü kuş | ||
| Genel | singer i. | şair | ||
| Genel | singer i. | hanende | ||
| Genel | singer i. | ozan | ||
| Genel | singer i. | muganni | ||
| Genel | singer i. | okuyucu | ||
| Genel | singer i. | aşık | ||
| Genel | singer i. | ses sanatçısı | ||
| Genel | singer i. | şifacı | ||
| Genel | singer i. | ayakkabının üst bölümündeki fazla ipleri yakan kimse | ||
| Genel | singer i. | domuzdaki tüy kalıntılarını yakan mezbaha çalışanı | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | singer i. | kumaş yakan tekstil işçisi | ||
| Dini | ||||
| Dini | singer i. | (erken dönem hristiyan kilisesinde) mezmur okuyanlar makamı | ||