| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | snatcher i. | kapkaççı | ||
|
The young snatcher wasn't spotted by the police again. Genç kapkaççı polis tarafından bir daha görülmedi. More Sentences |
||||
| Genel | snatcher i. | mezar hırsızı | ||
| Genel | snatcher i. | mezar soyguncusu | ||
| Genel | snatcher i. | ceset hırsızı | ||
| Genel | snatcher i. | çocuk hırsızı | ||
| Genel | snatcher i. | iç organları çıkaran mezbaha çalışanı | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | purse snatcher i. | kapkaççı | ||
| Genel | purse-snatcher i. | kapkaççı | ||
| Genel | body snatcher i. | ceset hırsızı | ||
| Genel | body snatcher i. | mezar soyguncusu | ||
| Genel | body snatcher i. | mezarlıktan ceset çalan kimse | ||
| Genel | body snatcher i. | mezar hırsızı | ||
| Genel | baby snatcher i. | kendinden çok genç biriyle evlenen kimse | ||
| Genel | baby snatcher i. | bebek hırsızı | ||
| Genel | body snatcher i. | nebbaş | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | a cradle-snatcher i. | kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse | ||
| Deyim | a baby-snatcher i. | kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse | ||
| Deyim | cradle-snatcher i. | kendinden çok küçük biriyle birlikte olan kimse | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | toad snatcher i. | bataklık kirazkuşu | ||
| Kuşbilim | toad snatcher [brit] i. | bataklık kiraz kuşu | ||
| Argo | ||||
| Argo | body snatcher i. | kurumsal işe alım uzmanı | ||