| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | snow i. | kar | ||
|
The town was covered with snow in the morning. Kasaba sabah karla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | snow i. | karlanma (tv) | ||
|
There is only snow on the screen due to the storm. Fırtına yüzünden ekranda karlanmadan başka bir şey yok. More Sentences |
||||
| Genel | snow f. | kar yağmak | ||
|
Sadly, it doesn't snow where I live. Maalesef yaşadığım yerde kar yağmıyor. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | snow i. | kar | ||
|
The town was covered with snow in the morning. Kasaba sabah karla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | snow i. | kar | ||
|
The town was covered with snow in the morning. Kasaba sabah karla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Kimya | ||||
| Kimya | snow i. | kar | ||
|
The town was covered with snow in the morning. Kasaba sabah karla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | snow i. | kar | ||
|
The town was covered with snow in the morning. Kasaba sabah karla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | snow i. | kokain | ||
|
The man was caught with two bags of snow. Adam yanında iki çanta kokainle yakalanmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | snow i. | eroin | ||
| Genel | snow i. | yağış | ||
| Genel | snow i. | toz | ||
| Genel | snow i. | karla kaplı bölge | ||
| Genel | snow i. | karların hiç erimediği alan | ||
| Genel | snow i. | (beyazlık, soğukluk, geçicilik gibi yönlerden) kara benzeyen şey | ||
| Genel | snow i. | beyaz saç | ||
| Genel | snow i. | görünümü kara benzeyen donmuş veya kristalleşmiş madde | ||
| Genel | snow i. | (özellikle kızılderili dilinde) kış mevsimi | ||
| Genel | snow i. | kar yağışı | ||
| Genel | snow f. | karla kaplamak | ||
| Genel | snow f. | yağmak | ||
| Genel | snow f. | kar yağar gibi düşmek | ||
| Genel | snow f. | kar gibi yağmak | ||
| Genel | snow f. | büyük miktarlarda yağmak | ||
| Genel | snow f. | büyük miktarlarda dağıtılmak | ||
| Genel | snow f. | kar gibi yağdırmak | ||
| Genel | snow f. | karla kaplamak | ||
| Genel | snow f. | karla kaplar gibi örtmek | ||
| Genel | snow f. | kara gömmek | ||
| Genel | snow f. | kara gömer gibi batırmak | ||
| Genel | snow f. | kar ile kapatmak | ||
| Genel | snow f. | kar ile hapsetmek | ||
| Genel | snow f. | kar gibi beyazlatmak | ||
| Genel | snow f. | kandırarak ikna etmek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | snow i. | kar lastikleri | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | snow i. | karlanma | ||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | snow i. | karlanma | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | snow i. | yan yelken direği ana yelken direğine yakın olan kabasorta armalı bir gemi | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | snow i. | çırpılmış yumurta beyazı, şeker ve meyve posasından yapılan bir tatlı | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | snow i. | beyaz çiçekler | ||
| Edebiyat | snow i. | kar beyazı | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | snow f. | (poker oyununda) kart çekmeyi reddederek blöf yapmak | ||
| Argo | ||||
| Argo | snow i. | burundan tek seferde çekilen miktar | ||
| Argo | snow f. | laf kalabalığıyla oldu bittiye getirerek ikna etmek | ||