sofa - Türkçe İngilizce Sözlük

sofa

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sofa — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kanepe
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsoʊfə/ – BrE /ˈsəʊfə/)
Terim Türü:
İsim: sofa (sofas)
Bu kelime, oturmak için kullanılan yumuşak mobilyayı tanımlar. Arapça ṣuffa kökünden Batı dillerine geçmiştir. Ev içi mekân anlatımlarında temel eşya adıdır

"sofa" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sofa i. divan
Tom is sleeping on the sofa.
Tom divanın üstünde uyuyor.

More Sentences
sofa i. kanepe
Bria sat on her sofa, checking her social media account.
Bria kanepeye oturmuş sosyal medya hesabını kontrol ediyordu.

More Sentences
Genel
sofa i. kanape
Tom helped Mary move the sofa.
Tom Mary'nin kanapeyi taşımasına yardım etti.

More Sentences
sofa i. kanepe
Bria sat on her sofa, checking her social media account.
Bria kanepeye oturmuş sosyal medya hesabını kontrol ediyordu.

More Sentences
sofa i. koltuk
Three children sat on the sofa.
Üç çocuk koltuğa oturdu.

More Sentences
sofa i. sedir

"sofa" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Arkeoloji
sofa hall i.
sofa long room i.
sofa anteroom i.

"sofa" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sofa bed i. kanepe
sofa bed i. çekyat
pull sofa i. çek yat
pull sofa i. çekyat
sofa group i. oturma grubu
sofa suite i. oturma grubu
sofa suite i. koltuk takımı
hide-a-bed sofa i. yataklı kanepe
hide-a-bed sofa i. çekyat
sleeper-sofa i. çekyat
double sofa i. ikili koltuk
sofa bed [uk] i. çek yat
sofa bed i. çek yat
old sofa i. eski kanepe
lie on the sofa f. kanepeye uzanmak
lie on the sofa f. kanepede uzanmak
Deyim
sofa spud i. hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip
sofa spud i. televizyon bağımlısı
sofa spud i. televizyon karşında uzun saatlerini abur cubur yiyerek geçiren kişi
sofa spud i. miskin
sofa spud i. yan gelip yatan kimse
sofa spud i. tembel
Ticaret/Ekonomi
sofa set i. koltuk takımı
sofa set i. oturma grubu
Tekstil
sofa cushion i. kanepe minderi
Mobilya
convertible sofa bed i. yatağa dönüştürülebilen kanepe
two-seater sofa i. çift kişilik koltuk
sofa throw i. koltuk şalı
tuxedo sofa i. geniş ve köşeli kenarları olan bir tür kanepe
biedermeier sofa style i. biedermeier koltuk tarzı
sofa table i. uzun ince bir masa çeşidi
three-seater sofa i. üçlü koltuk
two-seater sofa i. ikili koltuk
sectional sofa i. köşe takımı
leather sofa i. deri kanepe
Medikal
maximum sofa coagulation score i. maksimum sofa koagülasyon skoru
sofa organ dysfunction parameters i. sofa organ disfonksiyon parametreleri
İngiliz Argosu
sofa surfing i. kira vermeyip arkadaşlarının evinde kalma