suitcase - Türkçe İngilizce Sözlük

suitcase

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

suitcase — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bavul
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsuːtkeɪs/ – BrE /ˈsjuːtkeɪs/)
Terim Türü:
İsim: suitcase (suitcases)
Seyahat sırasında eşyaları taşımaya yarayan kapalı çantadır. Suit ve case birleşimi, düzenli taşıma fikrini nesneye bağlar.
Eş Anlamlılar:
luggage, valise
Zıt Anlamlılar:
carry-on bag (contextual)

"suitcase" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
suitcase i. bavul
Can you help me to carry my suitcase?
Bavulumu taşımama yardım eder misin?

More Sentences
Genel
suitcase i. valiz
Place bags and suitcases on the top shelves.
Çantaları ve valizleri üst raflara yerleştirin.

More Sentences
suitcase i. bavul
Can you help me to carry my suitcase?
Bavulumu taşımama yardım eder misin?

More Sentences
suitcase i. çanta
When should I pack my maternity suitcase?
Doğum çantamı ne zaman hazırlamalıyım?

More Sentences

"suitcase" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
suitcase trading i. bavul ticareti
suitcase wheel i. bavul tekeri
go in suitcase f. (bir başka ülkeye giderken) bavulda taşınmak
Deyim
live out of a suitcase f. sürekli seyahat halinde olmak veya bunu gerektiren bir iş yapmak
fold like a cheap suitcase f. kolayca alt edilmek/yenilmek
fold like a cheap suitcase f. çok zayıf olmak
fold like a cheap suitcase f. parmağının ucuyla dokunsan yıkılmak
live out of a suitcase f. göçebe hayatı yaşamak
live out of a suitcase f. kaplumbağa gibi yaşamak
live out of one's suitcase f. göçebe hayatı yaşamak
live out of a suitcase f. çantası sırtında gezmek/yaşamak
live out of one's suitcase f. kaplumbağa gibi yaşamak
live out of one's suitcase f. evini sırtında taşımak
live out of a suitcase f. yalnızca bir çanta/bavul eşyayla hayatını sürdürmek
live out of one's suitcase f. yalnızca bir çanta/bavul eşyayla hayatını sürdürmek
live out of one's suitcase f. çantası sırtında gezmek/yaşamak
live out of a suitcase f. evini sırtında taşımak
Konuşma
I am still preparing my suitcase expr. çantamı hazırlıyorum halen
I am still preparing my suitcase expr. halen çantamı hazırlıyorum
Turizm
suitcase trade i. bavul turizmi
Teknik
soft-top suitcase i. yumuşak yüzlü valiz