surfing - Türkçe İngilizce Sözlük

surfing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

surfing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sörf, gezinme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɜːrfɪŋ/ – BrE /ˈsɜːfɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: surfing (uncountable)
Dalga üzerinde kayma sporu; dijital bağlamda hızlıca gezinme pratiğidir. Surf fiilinin süreklilik biçimi, fiziksel deneyimi metafora dönüştürür.
Eş Anlamlılar:
wave riding, browsing
Zıt Anlamlılar:
anchoring

"surfing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
surfing i. sörf
Apart from bathing, there are now activities such as surfing, windsurfing and sailing.
Yüzme dışında artık sörf, rüzgâr sörfü, yelken gibi aktiviteler de var.

More Sentences
Genel
surfing i. sörf yapma
He enjoys the thrill of surfing.
Sörf yapma heyecanının keyfini çıkarıyor.

More Sentences
Spor
surfing i. sörf
Apart from bathing, there are now activities such as surfing, windsurfing and sailing.
Yüzme dışında artık sörf, rüzgâr sörfü, yelken gibi aktiviteler de var.

More Sentences
Genel
surfing i. su kayağı
surfing i. sörfçülük
surfing i. dalga kayakçılığı
surfing i. (internette) gezinme
surfing s. sörf yapan
surfing N. gezinme
Bilgisayar
surfing i. sörf yapma (internet üzerinde)
Bilişim
surfing i. internet'te gezinme
Telekom
surfing i. internette gezinme
Modern Argo
surfing i. mastürbasyon yaparken boşalmayı erteleme

"surfing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sky surfing i. gökyüzü sörfü
sky surfing i. gökyüzü kayağı
sky surfing i. hava sörfü
car surfing i. bisiklet sürücüsünün diğer araçların tamponuna asılarak gitmesi
urban surfing i. bisiklet sürücüsünün diğer araçların tamponuna asılarak gitmesi
channel surfing i. (tv) kanallar arasında sörf yapma
channel surfing i. (tv) kanal zaplama
channel surfing i. televizyon kanalları arasında gezinip durma
crowd surfing i. sahneden seyircilerin üzerine atlayan şarkıcının izleyicilerin başlarının üstünde birbirlerine iletilerek ilerletilmesi
shoulder surfing i. bir takı m bilgilerin kullanıcının omuzu üzerinden bakılarak elde edilmesi
shoulder surfing i. sinsice gözetleme veya dinleme
channel-surfing [usa] i. zaplama
channel-surfing [usa] i. televizyon kanalları arasında sörf yapma
channel-surfing [usa] i. kumanda ile televizyon kanallarını peş peşe geçme
go surfing f. sörf yapmak
Konuşma Dili
ego surfing i. kişinin google'da kendi adını veya websitesini aratması
ego-surfing i. kişinin kendi adını internette aratması
fad-surfing i. değişim yönetiminde her yeniliği alıp uygulamaya koyma
fad-surfing i. en son trendlerin sürekli olarak takip edilmesi
Deyim
channel surfing i. (tv) kanallar arasında gezinip durma
channel surfing i. kumanda ile tv kanallarını peş peşe geçme
channel surfing i. kanal zaplama
channel surfing i. (tv) kanaldan kanala atlama
sidewalk surfing i. kaykay sürme
sidewalk surfing i. kaykayla gitme
Bilgisayar
surfing the web i. web'de sörf yapma
surfing the internet i. internette dolaşma
safe surfing i. internette dolaşırken bilgisayarı korumak için güvenlik tedbirleri alma
surfing the internet f. internette gezinmek
Bilişim
data surfing i. veriler arasında gezinim
net surfing i. internet'te gezinme
Telekom
data surfing i. veriler arasında gezinim
Denizcilik
wind surfing i. rüzgar sörfü
Spor
air-surfing i. hava sörfü
channel surfing i. kanal sörfü
kite surfing i. uçurtma sörfü
international surfing association (isa) i. uluslararası surf birliği
volcano surfing i. volkan kayağı
Argo
couch surfing i. otel yerine tanıdıkların evinde kalma
card surfing i. kişinin kimlik numarasını gizlice not edip kartını çalarak para çekme biçimindeki dolandırıcılık
İngiliz Argosu
channel surfing i. televizyondan bir kanaldan ötekine yapılan sörf
sofa surfing i. kira vermeyip arkadaşlarının evinde kalma