taped - Türkçe İngilizce Sözlük

taped

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"taped" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
taped s. bantlanmış
When Tom got home, there was an envelope taped to his front door.
Tom eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.

More Sentences
taped s. bantlı
taped s. görüntülenmiş/kasede alınmış
taped s. şerit çekilmiş

"taped" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
have something taped f. kaydetmek
be taped f. görüntülenmek
Konuşma Dili
taped up s. bantla tamir edilmiş
taped up s. bantla yapıştırılmış
taped up s. bantlanmış
taped up s. bantla kapatılmış
taped up s. bantla birleştirilmiş
Deyim
have somebody taped f. birinin açık noktasını/kamburunu bilmek
have someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi aklına yazmak/kaydetmek
have someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi tamamıyla anlamak
have someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi bütün yönleriyle anlamak
get (someone or something) taped [uk/australia] f. nasıl biri/bir şey olduğunu anlayıp ona göre davranmak
get someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi iyice anlamak
get (someone or something) taped [uk/australia] f. (birini/bir şeyi) anlayıp ona göre davranmak
have someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi iyice anlamak
get (someone or something) taped [uk/australia] f. (birinin/bir şeyin) ne mal olduğunu anlamak
get someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi aklına yazmak/kaydetmek
get someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi tamamıyla anlamak
get someone or something taped [uk] f. birini/bir şeyi bütün yönleriyle anlamak
get (someone or something) taped [uk/australia] f. (birinin/bir şeyin) notunu vermek
have (one) taped f. (birinin) açık noktasını/kamburunu bilmek
have got something taped [uk] f. bir şeyi iyice anlamak
have got something taped [uk] f. bir şeyi bütün yönleriyle anlamak
have got something taped [uk] f. bir şeyi aklına yazmak/kaydetmek
have got something taped [uk] f. bir şeyi tamamıyla anlamak
have somebody/something taped [uk] f. birinin/bir şeyin açık noktasını/kamburunu bilmek
have somebody/something taped [uk] f. birini/bir şeyi tamamıyla anlamak
have somebody/something taped [uk] f. birini/bir şeyi bütün yönleriyle anlamak
have somebody/something taped [uk] f. birini/bir şeyi iyice anlamak
have somebody/something taped [uk] f. birini/bir şeyi iyice aklına kaydetmek
taped up s. kesinleştirilmiş
taped up s. nihayetlendirilmiş
taped up s. neticelendirilmiş
taped up s. tamamen sonuçlandırılmış
Bilgisayar
speed taped i. hızlı kayıt