tedirginlik - Türkçe İngilizce Sözlük

tedirginlik

"tedirginlik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tedirginlik uneasiness i.
This uneasiness is, in all likelihood, about the possible consequences within the governing party, too.
Bu tedirginlik, büyük olasılıkla, iktidar partisi içindeki olası sonuçlarla da ilgilidir.

More Sentences
Genel
tedirginlik perturbation i.
This message caused perturbation in the Middle East.
Bu mesaj Orta Doğu'da tedirginliğe yol açtı.

More Sentences
tedirginlik unease i.
The silent unease of today risks creating landslides in the elections of tomorrow.
Bugünkü sessiz tedirginlik, yarınki seçimlerde heyelan yaratma riski taşımaktadır.

More Sentences
Gökbilim
tedirginlik perturbation i.
This message caused perturbation in the Middle East.
Bu mesaj Orta Doğu'da tedirginliğe yol açtı.

More Sentences
tedirginlik perturbation i.
This message caused perturbation in the Middle East.
Bu mesaj Orta Doğu'da tedirginliğe yol açtı.

More Sentences
Genel
tedirginlik discontent i.
tedirginlik restlessness i.
tedirginlik edginess i.
tedirginlik nervousness i.
tedirginlik unrest i.
tedirginlik chafe i.
tedirginlik bedevilment i.
tedirginlik doubtfulness i.
tedirginlik snit i.
tedirginlik ill ease i.
tedirginlik unquietude i.
tedirginlik unrestfulness i.
tedirginlik unsettlement i.
tedirginlik misease i.
tedirginlik diseasement i.
tedirginlik dismayedness i.
tedirginlik disquietness i.
tedirginlik disquiettude i.
tedirginlik fikery i.
tedirginlik nerves i.
tedirginlik disquiet N.
tedirginlik apprehension N.
Konuşma Dili
tedirginlik agita i.
tedirginlik whim-whams [us] i.
Deyim
tedirginlik cold feet i.

"tedirginlik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
manyetik tedirginlik magnetic disturbance i.
toplumsal tedirginlik social unrest i.
tedirginlik veren kimse terrorist i.
bakması tedirginlik yaratan içerik horror show i.
isteksizlik ve tedirginlik dread i.
aşırı tedirginlik screaming meemies i.
tedirginlik ortamı uncertainty i.
tedirginlik yaratmak disquiet f.
tedirginlik yaratmak startle f.
tedirginlik duymak feel apprehension f.
tedirginlik duymak be full of apprehension f.
tedirginlik duymak be filled with apprehension f.
tedirginlik vermek get under one's skin f.
tedirginlik yaratmak inquiet [obsolete] f.
tedirginlik veren terroristic s.
yoğun tedirginlik yaşayabilen convulsible s.
Konuşma Dili
aşırı derecede tedirginlik howling fantods i.
aşırı derecede tedirginlik screaming fantods i.
Deyim
tedirginlik içinde bir şeyin olmasını/gelmesini/geçmesini beklemek marinate f.
Gökbilim
manyetik tedirginlik magnetic disturbance i.