that's all - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

that's all

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"that's all" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Speaking
that's all bundan ibaret
that's all işte bu kadar
that's all hepsi bu kadar
that's all bu kadar
that's all hepsi bu

"that's all" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
General
that's all for now (tafn) i. şimdilik bu kadar (kısaltma)
Phrases
that's all we have time for bize ayrılan sürenin sonuna geldik
Colloquial
all that's left geriye kalan tek şey
Idioms
that's all right tamam
that's all right problem değil
that's all right sorun değil
that's all right tamamdır
that's all water over the dam o günler geride kaldı
that's all water over the dam köprünün altından çok sular aktı
that's all she wrote buraya kadarmış
Speaking
that's all right bir şey değil
that's all he cares about tek ciddiye aldığı bu
that's all very well but hepsi iyi hoş ama
that's not all. dahası var
that's all there is to it söylenebilecek tek şey bu (bu kadar)
that's all he cares about tüm önem verdiği bu
that's all very well and good but hepsi iyi hoş ama
that's all very good but iyi hoş ama
that's all right ziyanı yok
that's all right önemi yok, özür dileyene söylenir
that's all he cares about bütün düşündüğü bu
that's all you ever say hep bunu söylüyorsun!
that's all from me benden bu kadar
that's not nice at all bu hiç hoş değil
that's all I need! bir bu eksikti!
that's all one needs! bir bu eksikti!
that's all you need! bir bu eksikti!
that's all she wrote hepsi bu
that's all we saw bütün gördüğümüz bu
that's all of it? hepsi bu mu?
that's all i got to say söyleyebileceklerim bu kadar
that's all someone needs bir bu eksikti
that's all i know bütün bildiklerim bunlar
that's all i know bütün bildiğim bu
after all that's happened tüm bu olanlardan sonra
that's all we've got right now şu anda elimizde olanın tümü bu
i wish that's all it was keşke sadece o kadarla kalsaydı
that's all that matters tek önemli olan şey bu
after all that's happened tüm bu yaşananlardan sonra
after all that's happened bütün bu yaşananlardan sonra
that's all for now şimdilik bu kadar
if that's all right eğer sakıncası yoksa
that's not what she meant at all öyle demek istemedi
that's not what he meant at all öyle demek istemedi
that's all for today bugünlük bu kadar
that's not true at all bu hiç de bile doğru değil
that's all that matters önemli olan tek şey bu
that's all water under the bridge now köprünün altından çok sular geçti
that's all water under the bridge now köprünün altından çok sular aktı
that's all you need tek ihtiyacın olan bu
that's all you think about başka bir şey düşündüğün yok
that's all I need! ihtiyacım olan şey bu!
that's all i'm saying bütün diyeceğim bu
but that's not all fakat hepsi bu kadar değil
Psychology
that's-not-all technique o kadar da değil tekniği