thinks - Türkçe İngilizce Sözlük

thinks

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"thinks" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
thinks expr. şöyle düşünüyor

"thinks" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
İfadeler
when one thinks expr. düşünüldüğü zaman
Atasözü
every horse thinks its own pack heaviest herkes kendi yolunun dikenli olduğunu düşünür
every horse thinks its own pack heaviest herkes kendi işinin zor olduğunu düşünür
every mother thinks her own gosling a swan kuzguna yavrusu şahin görünür
every horse thinks its own pack heaviest herkes kendi derdinin en büyük olduğunu düşünür
evil be to him who evil thinks kim kötü düşünürse kendine
Konuşma Dili
that's what (someone) thinks expr. (biri) öyle zannetsin
that's what (someone) thinks expr. (biri) öyle sansın
Deyim
thinks she's the cat's whiskers f. kendini matah bir şeyler sanmak
thinks he's the bee's knees f. kendini matah bir şey sanmak
thinks he's the cat's whiskers f. kendini matah bir şey sanmak
thinks she's the bee's knees f. kendini matah bir şeyler sanmak
(s)he thinks (s)he is the cat's whiskers expr. kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
(s)he thinks (s)he is the be-all and end-all expr. kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
(s)he thinks (s)he is the bee's knees expr. kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
(someone) thinks (they) are so smart expr. (biri) kendini çok zeki sanıyor/zannediyor
(someone) thinks (they) are so smart expr. (biri) kendini çok akıllı sanıyor/zannediyor
(someone) thinks (they) are so smart expr. (biri) çok akıllı/zeki olduğunu düşünüyor
Konuşma
he thinks expr. aklı sıra
all he thinks about is money expr. dini imanı para
he thinks that I hate him expr. ondan nefret ettiğimi sanıyor
he thinks i feel betrayed by him expr. bana ihanet ettiğini düşündüğümü sanıyor
he thinks he's a superhero expr. kendini süper kahraman sanıyor
he thinks I'm not good enough for you expr. sana göre olmadığımı düşünüyor
he always thinks bad sides of the things expr. o her zaman olayların kötü tarafını düşünür
she always thinks bad sides of the things expr. o her zaman olayların kötü tarafını düşünür
Osmanlıca
someone who thinks and acts rightful i. hakperest
someone who thinks and acts rightful i. hak-bin
someone who thinks and acts rightful s. hakşinas