troubles - Türkçe İngilizce Sözlük

troubles

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"troubles" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
troubles i. sorunlar
We are concerned about the troubles spreading out in the region.
Bölgede yayılan sorunlardan endişe duyuyoruz.

More Sentences
troubles i. beliyyat

"troubles" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
digestive troubles i. hazımsızlık
having troubles i. dert sahibi
digestive troubles i. sindirim bozukluğu
worldly troubles i. dünyevi dertler
sink one's troubles in drink f. içkiyle dertlerini unutmak
be preoccupied with one's own troubles f. kendi derdine düşmek
complain about one's troubles f. dert yanmak
confide one's troubles to f. derdini dökmek
have troubles f. sıkıntı çekmek
be constantly plagued by troubles f. dirlik yüzü görmemek
be constantly plagued by troubles f. rahata kavuşamamak
pour out one's troubles f. dert yanmak
have troubles f. derde düşmek
be constantly plagued by troubles f. rahat yüzü görmemek
confide one's troubles f. derdini açmak
pour out one's troubles to somebody f. derdini dökmek
talk about one's troubles f. dert dökmek
pour out one's troubles f. derdini dökmek
unburden one's troubles to somebody f. dert yanmak
run into troubles f. problemlerle karşılaşmak
run into troubles f. sorunlarla karşılaşmak
İfadeler
what troubles me is expr. beni üzen şudur ki
what troubles me is expr. beni sıkan şudur ki
troubles never come alone expr. sorunlar üst üste gelir
troubles never come alone expr. aksilikler üst üste gelir
Atasözü
never trouble trouble till trouble troubles you sorun seni üzmeden sorunu dert etme
don't trouble trouble till trouble troubles you sorun seni üzmeden sorunu dert etme
don't trouble trouble till trouble troubles you bir şeyin problem olacağını düşünüyorsan durduk yere üstüne gitme/onu körükleme
don't trouble trouble till trouble troubles you sorun ortaya çıkmadan onu tetikleyecek bir şey yapma
Konuşma Dili
a peck of troubles i. birçok dert
a peck of troubles i. bir yığın dert
a peck of troubles i. bir dolu sıkıntı
a peck of troubles i. bir yığın sıkıntı
Deyim
teething troubles i. başlangıçta karşılaşılan sorunlar
teething troubles i. diş çıkarma sorunları
drown one's troubles f. teselliyi içkide aramak
drown one's troubles f. (içerek) efkar dağıtmak
drown troubles f. efkar dağıtmak
drown troubles f. teselliyi içkide aramak
drown troubles f. alkole sığınmak
drown troubles f. içerek sorunları unutmaya çalışmak
have teething troubles f. bir olayın en başında sorunlar yaşanmak
have teething troubles f. başlangıçta ortaya sorunlar çıkmak
have teething troubles f. diş çıkarma sorunları olmak
have teething troubles f. yeniyken/gelişim aşamasında sorun/arıza çıkarmak
Konuşma
what troubles you? expr. canını ne sıkar?
what troubles you? expr. seni ne üzer?
I want a place free from all worldly troubles expr. tüm dünyevi dertlerden azade bir yer istiyorum
Ticaret/Ekonomi
labour troubles i. iş ve işçi olayları
labor troubles i. iş ve işçi olayları
Siyasal
the troubles i. irlanda veya kuzey irlanda'da meydana gelen çeşitli çatışma veya isyanlardan herhangi biri
Teknik
engine troubles i. makine arızaları
Otomotiv
teething troubles i. diş çıkarma sorunları
Anatomi
vascular troubles i. damar bozuklukları