| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | trudge f. | güçlükle yürümek | ||
|
The troops trudged through the mud. Askerler çamurun içinde güçlükle yürüyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | trudge i. | yorgun argın yürüme | ||
| Genel | trudge i. | güçlükle yürüme | ||
| Genel | trudge i. | yorucu yürüyüş | ||
| Genel | trudge i. | uzun yorucu yürüyüş | ||
| Genel | trudge f. | zorla yürümek | ||
| Genel | trudge f. | yorgun argın yürümek | ||
| Genel | trudge f. | yorularak yürümek | ||
| Genel | trudge f. | ağır adımlarla yürümek | ||
| Genel | trudge f. | ağır ağır yürümek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | trudge up f. | ağır ağır çıkmak |
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | trudge along f. | güçlükle yürümek |
| Öbek Fiiller | trudge along f. | ağır adımlarla yürümek |
| Öbek Fiiller | trudge through f. | (bir işte/görevde) ağır ağır ilerlemek/yol almak |
| Öbek Fiiller | trudge through f. | (bir işte/görevde) yavaş yavaş ilerlemek |
| Öbek Fiiller | trudge through f. | bir hava koşulunda/ortamda ağır ağır yürümek |
| Öbek Fiiller | trudge through f. | bir hava koşulunda/ortamda zar zor yürümek |
| Öbek Fiiller | trudge through f. | bir hava koşulunda/ortamda güçlükle yürümek |