| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | turkish i. | türkçe | ||
|
Turkish is spoken in about 30 countries. Türkçe yaklaşık 30 ülkede konuşuluyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | turkish s. | türk | ||
|
The restaurant only serves Turkish dishes. Restoranda sadece Türk yemekleri servis ediliyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | turkish s. | türkiyeli | ||
|
Makhmour is a refugee camp for Turkish Kurds, of whom there are around 10 000. Mahmur, sayıları 10.000 civarında olan Türkiyeli Kürtler için bir mülteci kampıdır. More Sentences |
||||
| Genel | turkish s. | türk uyruklu | ||
| Genel | turkish s. | türk’e özgü | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | turkish s. | türk halkına ait | ||
| Sosyal Bilimler | turkish s. | türk halkı ile ilgili | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | turkish i. | osmanlı türkçesi | ||
| Dilbilim | turkish i. | osmanlıca | ||
| Dilbilim | turkish i. | ural-altay dillerinin türki alt ailesi | ||
| Dilbilim | turkish s. | ural-altay dillerinin türki alt ailesine ait veya ilgili | ||
| Dilbilim | turkish s. | türkçeye ait veya ilgili | ||