turns - Türkçe İngilizce Sözlük

turns

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"turns" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Fizyoloji
turns i. menstrüasyon kanamaları

"turns" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 85 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
take turns f. sırayla yapmak
take turns f. nöbetleşmek
take turns at f. bir şeyi sırayla yapmak
take turns f. nöbetleşe yapmak
take turns f. sıra ile yapmak
take turns f. keşikleşe yapmak
take turns at something f. keşikleşe yapmak
take turns f. bir şeyi sırayla yapmak
take turns at something f. sırayla yapmak
take it in turns f. bir işi birisiyle dönüşümlü yapmak
take turns f. birbiri ardına gelmek
by turns zf. sıra ile
by turns zf. nöbetle
by turns zf. dönüşümlü olarak
by turns zf. sırayla
in turns zf. nöbetleşe
it turns out expr. meğer
İfadeler
it turns out that expr. meğerse
Atasözü
bad penny always turns up kapıdan kovsan bacadan girer
a bad penny always turns up istenmeyen kişi zamansız çıkagelirmiş
bad penny always turns up tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır
bad penny always turns up tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır
a soft answer turns away wrath tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
a soft answer turns away wrath tatlı dille her şey çözülür
a soft answer turns away wrath tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır
Konuşma Dili
twists and turns i. bir şeyin girdisi çıktısı
twists and turns i. bir şeyin tüm ayrıntıları
every time one turns around expr. ne zaman baksa
every time one turns around expr. her arkasını dönüşünde
every time one turns around expr. her seferinde
every time one turns around expr. bir bakmışsın yine
whatever turns (one) on expr. canı nasıl isterse
whatever turns (one) on expr. nasıl isterse
whatever turns (one) on expr. işine nasıl gelirse
whatever turns (one) on expr. paşa gönlü bilir
Deyim
turns and twists i. ayrıntılar
twists and turns i. dolambaç
take it in turns f. bir işi birisiyle sıra ile yapmak
take turns with someone f. sırayla/dönüşümlü yapmak
(one's) venus turns out a whelp [outdated] f. (olumsuz anlamda) şansı dönmek
(one's) venus turns out a whelp [outdated] f. talih yüzüne gülmemek
(one's) venus turns out a whelp [outdated] f. şans yüzüne gülmemek
take turns doing something/to do something [uk] f. bir şeyi nöbetleşe yapmak
take turns doing something/to do something [uk] f. bir şeyi sırayla yapmak
take turns doing something/to do something [uk] f. bir işi dönüşümlü yapmak
take turns with f. ile sırayla/dönüşümlü yapmak
take turns doing something/to do something [uk] f. bir işi yapmayı sıraya koymak
it turns out that expr. sonunda anlaşıldı ki
whatever turns you on expr. nasıl istersen
whatever turns you on expr. işine nasıl gelirse
whatever turns you on expr. paşa gönlün bilir
whatever turns you on expr. canın nasıl isterse
the worm turns expr. devran döner
the tide turns expr. talihini yendi
twists and turns expr. şaşırtıcı değişiklikler
always turns up (comes back) like a bad penny expr. istenmeyen kişi zamansız çıkagelirmiş
always turns up (comes back) like a bad penny expr. tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır
always turns up (comes back) like a bad penny expr. kapıdan kovsan bacadan girer
whenever (one) turns around expr. ne zaman arkasını dönse
whenever (one) turns around expr. mütemadiyen
whenever (one) turns around expr. sürekli olarak
Konuşma
it turns out the way I feared expr. korktuğum başıma geliyor
if it turns out you're lying expr. yalan söylediğin ortaya çıkarsa
what turns you on? expr. seni ne azdırır?
it's the way the world turns expr. dünyanın hali bu
it's the way the world turns expr. dünyanın hali böyle
as it turns out expr. görünen o ki
as it turns out expr. anlaşılan o ki
Ticaret/Ekonomi
out turns sheet i. tashih kağıdı
rate of stock turns i. stok devir oranı
out turns sheet i. tahsis kağıdı
Siyasal
by turns i. nöbetleşe
Teknik
control turns i. kontrol sarımları
demagnetizing ampere-turns i. karşı amper sargısı
parallel turns i. paralel dönüşler
sharp turns i. dönemeçler
Elektrik
control turns i. kontrol sarımları
turns ratio i. endüktif kuplajlı iki devreden birinin diğerine sarım sayısı bakımından oranı
series turns i. seri devre dönüşü
Otomotiv
toe-out of turns i. virajda tekerleklerin ön taraflarının arka taraflarına oranla açıklık miktarı
turns lock-to-lock i. direksiyon tur sayısı
axle slips out of transmission on turns expr. dönüşlerde aks şanzıman dışına kaçıyor
Trafik
sharp turns i. keskin virajlar
Dilbilim
turns at talking i. konuşma sırası
Askeri
sharp turns i. keskin dönüşler