tutunma - Türkçe İngilizce Sözlük

tutunma

"tutunma" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tutunma hold i.
Genetically manipulated products will have to maintain their hold on the market.
Genetiğiyle oynanmış ürünler piyasada tutunmaya devam etmek zorunda kalacaktır.

More Sentences
tutunma adherence i.
tutunma adherency i.
tutunma rootage i.
tutunma anchorage i.
tutunma traction N.
İnşaat
tutunma adhesion i.
Otomotiv
tutunma adhesion i.
Medikal
tutunma adherency i.
tutunma adherence i.
Biyokimya
tutunma attachment i.
Jeoloji
tutunma adsorption i.

"tutunma" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hakikate tutunma satyagraha i.
tutunma noktası footing i.
tutunma filizi cirrus i.
tutunma noktası foothold i.
tutunma kolu grab bar i.
ayak parmağıyla hafifçe tutunma toehold i.
kasın daha sabit, merkezi veya büyük olan tutunma noktası origination i.
bir şeye birden tutunma snap i.
ilk tutunma alanı beachhead N.
Deyim
(bir şeye) sıkıca tutunma grip on (something) i.
bir şeye sıkıca tutunma a grip on something i.
(birine/bir şeye) tutunma ahold of (someone or something) i.
(birine/bir şeye) tutunma hold of (someone or something) i.
tutunma noktası foothold (somewhere) i.
Konuşma
banyoda engelliler için tutunma barı var mı? are there support railings in the bathroom? expr.
Teknik
tutunma akımı holding current i.
kimyasal tutunma chemisorption i.
tutunma noktası fastening point i.
zayıf tutunma poor traction i.
köklerle tutunma rootage i.
Otomotiv
yüksek gücün etkisiyle tutunma özelliklerine göre otomobilin ön kısmının sağa veya sola çekme yapması torque steering i.
yanal tutunma lateral grip i.
mekanik tutunma mechanical keying i.
ara kat tutunma hatası intercoat adhesion failure i.
tutunma sınırları limits of adhesion i.
Havacılık
havada tutunma yüksekliği hovering ceiling i.
kontrol yüzeylerinin tutunma kaybına uğramasıyla oluşan hareket pitch up i.
Denizcilik
tutunma halatı hanging rope i.
Medikal
plasenta tutunma anomalisi morbid adherent placenta i.
tek bir tutunma yeri olan (antikor) univalent s.
tek bir tutunma yeri olan (antijen) univalent s.
Gıda
yüzeye tutunma adsorption i.
yüzeye tutunma izotermi adsorption isotherm i.
Fizik
fiziksel tutunma physisorption i.
Kimya
yüzeye tutunma adsorption i.
içe tutunma sorbtion i.
yüze tutunma adsorption i.
kimyasal bağ ile tutunma özelliği gösteren chemosorptive s.
kimyasal bağ ile tutunma özelliği gösteren chemisorptive s.
Biyoloji
monogenetik trematodun tutunma organı üzerindeki vantuz loculus i.
Deniz Biyolojisi
ağızla tutunma oral grasping i.
Tarım
toprağın birbirine tutunma özelliği cohesion i.
Meteoroloji
tutunma filizi cirrus i.
Askeri
tutunma bölgesi lodgement area i.
tutunma hızı stall speed i.
havada tutunma tavanı hover ceiling i.
tutunma bölgesi lodgment area i.