| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | urn i. | ayaklı vazo | ||
|
Her dead mother's ashes are stored in this urn. Ölen annesinin külleri bu ayaklı vazonun içinde. More Sentences |
||||
| Genel | urn i. | kupa | ||
|
The coffee is in that urn. Kahve şu kupanın içinde. More Sentences |
||||
| Genel | urn i. | ölünün küllerinin saklandığı kap | ||
| Genel | urn i. | ölü küllerinin saklandığı kap | ||
| Genel | urn i. | kap | ||
| Genel | urn i. | semaver | ||
| Genel | urn i. | ayaklı büyük vazo | ||
| Genel | urn i. | urna | ||
| Genel | urn i. | antik roma' da taş veya pişmiş toprak ya da tunçtan yapılan vazoya benzer kapaklı veya kapaksız kap | ||
| Genel | urn i. | (ölüye ait) kül saklama küpü | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | urn i. | ayaklı kap | ||