| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | verifiable s. | doğrulanabilir | ||
|
A second reason for European intervention is the making available of reliable and verifiable data. Avrupa müdahalesinin ikinci bir nedeni de güvenilir ve doğrulanabilir verilerin sağlanmasıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | verifiable s. | doğrulanabilir | ||
|
A second reason for European intervention is the making available of reliable and verifiable data. Avrupa müdahalesinin ikinci bir nedeni de güvenilir ve doğrulanabilir verilerin sağlanmasıdır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | verifiable s. | gerçekliği kanıtlanabilir | ||
| Genel | verifiable s. | kanıtlanabilir | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | verifiable facts i. | doğrulanabilir gerçekler | ||
| Kurum/Kuruluş | ||||
| Kurum/Kuruluş | objectively verifiable indicator i. | tarafsız doğrulanabilir göstergeler | ||