widening - Türkçe İngilizce Sözlük

widening

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"widening" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
widening i. genişleme
The result is the widening of the gap between rich and poor, despite the growth in international trade.
Sonuç, uluslararası ticaretteki büyümeye rağmen zengin ve fakir arasındaki uçurumun genişlemesidir.

More Sentences
widening s. genişleyen
He is the first national politician to be named in a widening corruption scandal.
Genişleyen bir yolsuzluk skandalında adı geçen ilk ulusal politikacı.

More Sentences
Teknik
widening i. genişleme
The result is the widening of the gap between rich and poor, despite the growth in international trade.
Sonuç, uluslararası ticaretteki büyümeye rağmen zengin ve fakir arasındaki uçurumun genişlemesidir.

More Sentences
Genel
widening i. genişletme
widening i. tevsi
Trafik
widening i. yolun araçların geçmesi veya park etmesi için genişletilmiş kısmı

"widening" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Deyim
widening gulf i. fikirler veya iki grup insanın arasındaki önemli farklılık
Ticaret/Ekonomi
capital widening i. sermayenin genişlemesi
Teknik
widening test i. genişletme deneyi
Otomotiv
milling cutter for widening hole i. delik genişletme frezesi
Trafik
curve widening i. kurp genişlemesi
Medikal
asymmetrical right cavernous sinus widening i. sağ kavernöz sinüste asimetrik genişleme
Dilbilim
widening of meaning i. anlam genişlemesi